Etiket Arşivi Hayati İnanç

Can Veren Pervaneler – Hayati İnanç

Edebiyata özellikle de klasik edebiyata ilgisi olanların kesinlikle okuması gereken bir kitaptır. Hayati İnanç’ı daha iyi tanıyabilmek adına internette videoları izlenebilir. Özellikle Ahmet Cevdet Paşa’nın hazırladığı Mecelle (Mecelle-i Ahkam-ı Adliye) hakkında verdiği konferans ile sizi kendisine bağlayacaktır eminim. Daha önceki bir yazımda da bahsettiğim üzere ben de bu kitabı ile kendisini okumaya başladım. Yazının başında edebiyata ilgisi olanlar dedim ama kitaba içerik yönünden bakılırsa bu topraklara aidiyeti olan herkesin bilmesi gerekenleri anlatmış üstad. Ben de bu kitapla birlikte hem diğer kitaplarını hem de internette rahatlıkla bulabileceğiniz videolarını sizlere tavsiye ediyorum. Yukarıda bahsettiğim Mecelle hakkındaki konferansını da aşağıda tekrar paylaşıyorum.

Hz. Yusuf Aleyhisselam

Hayati İnanç sevdiğim ve ilgi duyduğum bir insandır. Ömrünü divan edebiyatına vakfetti desek herhalde yanlış olmaz. Kendisinin sitesinde tavsiye ettiği kitaplar bölümünde 4 adet eser bulunmaktadır (Mızraklı İlmihâl (Miftahu’l Cenne), Şevâhid-ün Nübüvve, Patrik Gregoryos’un Mektubu ve Yusuf Aleyhisselam). Ben de bu tavsiye kitapları okumaya karar verdim. İlk olarak kısa olduğundan dolayı (2 sayfa) Patrik Gregoryos’un Mektubu’ndan başladım. İkinci olarak da Hz. Yusuf Aleyhisselam’ın kıssası ve hayatına geçtim (peygamberler tarihi ansiklopedisi’nden bir bölüm). Sizlere de tavsiye ederim. Kalan diğer iki eseri de edindim ve en kısa sürede okumaya çalışacağım. Bu eserlerin dijital versiyonlarına yukarıda verdiğim Hayati İnanç’ın web sitesine yönlenecek olan bağlantıdan da erişebilirsiniz.

Okuduğum dökümandan bende kalan en önemli yerleri paylaşmak istiyorum;

  • Yusuf 13 – (Ya’kub) dedi ki: ‘Onu götürmeniz beni hakikaten üzer; çünki siz ondan habersiz kimseler iken, onu kurdun yemesinden korkarım!’ – (Belâ ağızdan çıkan söze bağlıdır! (Süyûtî, Câmiu’s-Sağîr, I, 110))
  • Kıssada Yusuf A.S.’ın ettiği bir çok dua da yer almaktadır. Bunlardan biri;
    • Allahümmec’al lî min indike ferecen ve mahrecen, verzuknî min haysü lâ ahtesib (Allah’ım! Bana kendi katından, içinde bulunduğum bu sıkıntıdan çıkış ve kurtuluş yolu nasip eyle. Beni ummadığım yerden, rızıklandır!”
  • Seher vakti ve cuma günü yapılan dua ve istiğfar daha makbuldür.
  • Yakup A.S.: Ben kalbimde tutamadığım hüzün ve kederimi, yalnız Allahü tealaya arz ederim.
  • Kenan diyarı: Şeria (Ürdün) Nehri’nin batısındaki Antik Filistin topraklarına İbrahimi dini metinlerde verilen isim. Bu bölge günümüzdeki İsrail, Filistin ve Lübnan toprakları ile Ürdün, Mısır ve Suriye’nin kıyı kesimlerini kapsar.
  • Hz. Yakup’un mezarı (Hz. Yakup’un babası Hz. İshak ve eşi Rifka, Hz. İbrahim ve eşi Sare) – Halilurrahman Camii – Filistin

Ayrıca kendisinin Can Veren Pervaneler isimli 5 kitaplık serisini de edinip, okuma listeme koymuş bulunmaktayım.

Terci-i Bend II (Müsemmen) – Şeyh Galib

Hayati İnanç 48 mısradan oluşan bu şiiri Şeyh Galib’in manifestosu, insan gazeli olarak nitelemektedir.

Ey dil ey dil niye bu rütbede pür gâmsın sen
Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen
Secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen
Bildiğin gibi değil cümleden akvâmsın sen
Rûhsun nefha-i Cibril ile tev’emsin sen
Sırr-ı Hak’sın mesel-i İsi-i Meryem’sin sen

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma
Merciin Hâlik-i eşyâdadır eşyâ sanma
Gördüğün emr-i muhakkakları rü’yâ sanma
Başkasın kendini sûretle heyûla sanma
Keşf ile sâbit olan mâ’niyi dâ’vâ sanma
Hakkına söylenen evsâfı müdârâ sanma

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

İnleyip sırrını fâşeyleme ağyâra sakın
Düşme bilmezlik ile varta-i inkâra sakın
Değmesin âhların kâkül-i dildâra sakın
Sonra Mansûr gibi çıkman olur dâra sakın
Arz-ı acz etmeyesin yâreden ol yâra sakın
Bulduğun cevher-i âlîleri bîçâre sakın

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen 

Sendedir mahzen-i esrâr-ı mahabbet sende
Sendedir mâ’den-i envâr-ı fütüvvet sende
Gizli gizli dahi vardır nice hâlet sende
Ma’rifet sende hüner sende hakiykât sende
Nazar etsen yer ü gök duzâh u cennet sende
Arş u kürsiyy ü melek sendedir sende

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Hayftır şâh iken âlemde gedâ olmayasın
Keder-âlûde-i ümmîd ü recâ olmayasın
Vâdî-i ye’se düşüp hiç ü hebâ olmayasın
Yanılıp rehrev-i sahrâ-yı belâ olmayasın
Âdeme muttasıl ol tâ ki cüdâ olmayasın
Secdeler eyle ki merdûd-i Hüdâ olmayasın

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Merk-i hâtif gibi bu kayd-ı sivâdan güzer et
Erişen hâr u hasa âteş-i aşkı siper et
Dâmenin tutmaya âsâr-ı alâyık hazer et
Şems veş hâhiş-i Munlâ ile azm-i sefer et
Sâf kıl âyineni kâbil-i aks-i suver et
Hele bir cem’-i havâs eyle de Gâlib nazar et

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
ŞEYH GALİB

Aşağıdaki kısımda ise açıklamaları ile birlikte verilmiştir. Bu kısmı şuradaki bağlantıdan aldım.

Kaynak: http://www.siirparki.com/galib4.html

1. Ey dil ey dil niye bû rütbede pür-gamsın sen
Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen 
Secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen 
Bildiğin gibi değil cümleden akvamsın sen 
Rûhsun nefha-i Cibrîl ile tev’emsin sen 
Sırr-ı Hak'sın mesel-i Îsî-i Meryemsin sen.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Ey gönül, ey gönül! Neden bu makamda gam dolusun sen
Gerçi virane isen de tılsımlı bir definesin sen. 
Meleklere secde etmeleri buyurulan saygıdeğer bir varlıksın sen. 
Bildiğin gibi değil, sen bütün varlıklardan daha üstünsün. 
Ruhsun. Cebrail’in üfürmesiyle ikizsin sen. 
Hak gerçeğinin sırrısın sen, Meryem oğlu İsa misali.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


2. Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma 
Merciin Hâlik-i eşyâdadır eşyâ sanma 
Gördüğün emr-i muhakkakları rü'yâ sanma 
Başkasın kendini sûretle heyûlâ sanma 
Keşf ile sâbit olan ma’niyi da’vâ sanma 
Hakkına söylenen evsâfı müdârâ sanma.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Derecen adlandıran katındadır,  adlarda sanma. 
Yerin eşyanın yaratıcısındadır, eşyada sanma
Gördüğün mutlak emirleri rüya sanma
Başkasını kendinle kıyasladığında heyûlâ sanma (gözünde büyütme)
Bir kimseden gelen engeli mühim bir mesele sanma
Hakkında söylenen vasıfları sana yaranmak için söylüyorlar sanma.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


3. İnleyip sırrını fâşeyleme ağyâra sakın 
Düşme bilmezlik ile varta-i inkâra sakın 
Değmesün âhların kâkül-i dil-dâra sakın 
Sonra Mansûr gibi çıkman olur dâra sakın
Arz-i acz etmeyesin yâreden ol yâre sakın 
Bulduğun cevher-i âlîleri bîçâre sakın.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Ağlayıp inleyerek sırrını yabancılara açıklama sakın
Cahillik edip inkar çukuruna düşme sakın.
Ahların sevgilinin kahkülüne değmesin sakın
Sonra Mansur gibi darağacına çıkarsın, sakın
O sevgiliye yaralarından çaresizlik içinde yakınma sakın
Bulduğun yüce cevherleri (ruh) koru gözet ey biçare.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


4. Sendedir mahzen-i esrâr-ı mahabbet sende 
Sendedir ma’den-i envâr-ı fütuvvet sende 
Gizli gizli dahi vardır niçe hâlet sende 
Ma’rifet sende hüner sende hakıykat sende 
Nazar etsen yer ü gök dûzah u cennet sende 
Arş u kürsî ü melek sendedir elbet sende.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Sendedir sevgi sırlarının mahzeni sende
Sendedir yiğitlik nurlarının madeni sende
Gizli gizli daha nice haller vardır sende
İrfan sende, ustalık sende, doğruluk sende
Bir baksan, yer ve gök, cehennem ve cennet sende
Yüce ve ilahi makamlar ve melekler sendedir elbet sende.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


5. Hayfdır şâh iken âlemde gedâ olmayasın 
Keder-âlûde-i ümmîd u recâ olmayasın 
Vâdî-i ye’se düşüp hîç ü hebâ olmayasın
Yanılıp reh-rev-i sahrâ-yı belâ olmayasın 
Âdeme muttasıl ol tâ ki cüdâ olmayasın 
Secdeler eyle ki merdûd-ı Hüdâ olmayasın.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.       

Yazık olur, sultanken bu alemde dilenci olmayasın
Ümidine keder bulaşmış ve yalvaran olmayasın
Keder vadisine düşüp değersiz ve faydasız olmayasın
Yanılıp bela çölünün yollarına düşmeyesin
İnsana yakın dur ki fazla uzaklara düşmeyesin
Secdeler et ki Yaradanın reddettiği olmayasın.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


6. Berk-i hâtıf gibi bû kayd-i sivâdan güzer et
Erişen hâr u hasa âteş-i aşkı siper et
Dâmenin tutmaya asâr-ı alâyık hazer et
Şemş veş hâhiş-i Munlâ ile azm-i sefer et
Sâf kıl âyineni kâbil-i aks-i suver et
Hele bir cem’-i havâs eyle de Galib nazar et

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.       

Tanrı'dan gayrı bütün varlıklardan, çakıp sönen,
gelip giden şimşek gibi geç git.
Üstüne takılan, konan çerçöpe karşı aşk ateşini siper et 
Gönül bağlanacak şeylerin eserleri, sakın, eteğini tutmasın; 
Şems gibi, Mevlânâ'yı isteyerek yola koyul, yol almaya bak.
Aynanı (gönlünü) arıt; bütün sûretler ona vursun, görünsün.
Galib, hele bir duygularını derle, topla da bak

Hoşça bak kendine ki kâinatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.