Yıllık Arşiv: 2018

Honda i-MID (Multi-Information Display – Çok Amaçlı Bilgi Ekranı) Wallpaper

Honda’nın bazı modellerinde i-MID (Multi-Information Display) ekranında yani Çok Amaçlı Bilgi Ekranında kendi yüklediğiniz fotoğrafları görüntüleyebiliyorsunuz. USB’ye attığınız maksimum 3 tane fotoğrafı, aracın USB bağlantı noktasına takarak aracın direksiyonundan erişip kontrol edebileceğiniz menü ekranından araca yükleyebiliyorsunuz. Fotoğrafınızın çözünürlüğü veya  başka bir deyişle piksel boyutu 840×468 olursa fotoğrafta bozulma olmadan görüntüleyebilirsiniz. Şu sitede uygun birçok wallpaper bulunmaktadır. Konu hakkında daha fazla bilgi edinmek için yorum yazarak yardım talebinde bulunabilirsiniz.

Hz. Yusuf Aleyhisselam

Hayati İnanç sevdiğim ve ilgi duyduğum bir insandır. Ömrünü divan edebiyatına vakfetti desek herhalde yanlış olmaz. Kendisinin sitesinde tavsiye ettiği kitaplar bölümünde 4 adet eser bulunmaktadır (Mızraklı İlmihâl (Miftahu’l Cenne), Şevâhid-ün Nübüvve, Patrik Gregoryos’un Mektubu ve Yusuf Aleyhisselam). Ben de bu tavsiye kitapları okumaya karar verdim. İlk olarak kısa olduğundan dolayı (2 sayfa) Patrik Gregoryos’un Mektubu’ndan başladım. İkinci olarak da Hz. Yusuf Aleyhisselam’ın kıssası ve hayatına geçtim (peygamberler tarihi ansiklopedisi’nden bir bölüm). Sizlere de tavsiye ederim. Kalan diğer iki eseri de edindim ve en kısa sürede okumaya çalışacağım. Bu eserlerin dijital versiyonlarına yukarıda verdiğim Hayati İnanç’ın web sitesine yönlenecek olan bağlantıdan da erişebilirsiniz.

Okuduğum dökümandan bende kalan en önemli yerleri paylaşmak istiyorum;

  • Yusuf 13 – (Ya’kub) dedi ki: ‘Onu götürmeniz beni hakikaten üzer; çünki siz ondan habersiz kimseler iken, onu kurdun yemesinden korkarım!’ – (Belâ ağızdan çıkan söze bağlıdır! (Süyûtî, Câmiu’s-Sağîr, I, 110))
  • Kıssada Yusuf A.S.’ın ettiği bir çok dua da yer almaktadır. Bunlardan biri;
    • Allahümmec’al lî min indike ferecen ve mahrecen, verzuknî min haysü lâ ahtesib (Allah’ım! Bana kendi katından, içinde bulunduğum bu sıkıntıdan çıkış ve kurtuluş yolu nasip eyle. Beni ummadığım yerden, rızıklandır!”
  • Seher vakti ve cuma günü yapılan dua ve istiğfar daha makbuldür.
  • Yakup A.S.: Ben kalbimde tutamadığım hüzün ve kederimi, yalnız Allahü tealaya arz ederim.
  • Kenan diyarı: Şeria (Ürdün) Nehri’nin batısındaki Antik Filistin topraklarına İbrahimi dini metinlerde verilen isim. Bu bölge günümüzdeki İsrail, Filistin ve Lübnan toprakları ile Ürdün, Mısır ve Suriye’nin kıyı kesimlerini kapsar.
  • Hz. Yakup’un mezarı (Hz. Yakup’un babası Hz. İshak ve eşi Rifka, Hz. İbrahim ve eşi Sare) – Halilurrahman Camii – Filistin

Ayrıca kendisinin Can Veren Pervaneler isimli 5 kitaplık serisini de edinip, okuma listeme koymuş bulunmaktayım.

Bondigo Serüven Ormanı Oyun Halısı / Oyun Parkı

Bebeğimiz için bir oyun parkı almaya karar verdik. Yaptığımız araştırma neticesinde Bondigo Serüven Ormanı’nda karar kıldık. n11’den 121 TL’ye bu ürünü satın aldık (aralık 2018 – biz aldıktan sonra ürünün fiyatı 161 TL olarak güncellendi). Emsalleri arasında uygun fiyattaydı. Yer minderi çok kalın değil altına ekstra minder koyuyoruz. Ürünün çok renkli olması ve çıngırakların bulunması bebeğin dikkatini oldukça çekiyor. Daha önce kendi kendine hiç yatmayan bebeğimiz huzurlu olduğunda 1 saate yakın halı üzerinde kendi kendine vakit geçirebiliyor, oyuncaklarla oynayabiliyor. Diş kaşıyıcı diye ifade edilen oyuncak çok sert. Sanırım bebeğin ağzına almasını istemezsiniz. Sesli oyuncak içerisinde kendi pili ile geliyor. Sanıyorum bebek emeklemeye başlayana kadar bize yardımcı olabilecek.

Ayrıca şunu da söylemek gerekir ki kendinizde hayal gücünüzü kullanarak buna benzer bir oyun parkı hazırlayabilirsiniz. Bence dikkat etmeniz en önemli husus ilgi çekici renklere sahip olması.

Terci-i Bend II (Müsemmen) – Şeyh Galib

Hayati İnanç 48 mısradan oluşan bu şiiri Şeyh Galib’in manifestosu, insan gazeli olarak nitelemektedir.

Ey dil ey dil niye bu rütbede pür gâmsın sen
Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen
Secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen
Bildiğin gibi değil cümleden akvâmsın sen
Rûhsun nefha-i Cibril ile tev’emsin sen
Sırr-ı Hak’sın mesel-i İsi-i Meryem’sin sen

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma
Merciin Hâlik-i eşyâdadır eşyâ sanma
Gördüğün emr-i muhakkakları rü’yâ sanma
Başkasın kendini sûretle heyûla sanma
Keşf ile sâbit olan mâ’niyi dâ’vâ sanma
Hakkına söylenen evsâfı müdârâ sanma

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

İnleyip sırrını fâşeyleme ağyâra sakın
Düşme bilmezlik ile varta-i inkâra sakın
Değmesin âhların kâkül-i dildâra sakın
Sonra Mansûr gibi çıkman olur dâra sakın
Arz-ı acz etmeyesin yâreden ol yâra sakın
Bulduğun cevher-i âlîleri bîçâre sakın

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen 

Sendedir mahzen-i esrâr-ı mahabbet sende
Sendedir mâ’den-i envâr-ı fütüvvet sende
Gizli gizli dahi vardır nice hâlet sende
Ma’rifet sende hüner sende hakiykât sende
Nazar etsen yer ü gök duzâh u cennet sende
Arş u kürsiyy ü melek sendedir sende

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Hayftır şâh iken âlemde gedâ olmayasın
Keder-âlûde-i ümmîd ü recâ olmayasın
Vâdî-i ye’se düşüp hiç ü hebâ olmayasın
Yanılıp rehrev-i sahrâ-yı belâ olmayasın
Âdeme muttasıl ol tâ ki cüdâ olmayasın
Secdeler eyle ki merdûd-i Hüdâ olmayasın

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Merk-i hâtif gibi bu kayd-ı sivâdan güzer et
Erişen hâr u hasa âteş-i aşkı siper et
Dâmenin tutmaya âsâr-ı alâyık hazer et
Şems veş hâhiş-i Munlâ ile azm-i sefer et
Sâf kıl âyineni kâbil-i aks-i suver et
Hele bir cem’-i havâs eyle de Gâlib nazar et

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
ŞEYH GALİB

Aşağıdaki kısımda ise açıklamaları ile birlikte verilmiştir. Bu kısmı şuradaki bağlantıdan aldım.

Kaynak: http://www.siirparki.com/galib4.html

1. Ey dil ey dil niye bû rütbede pür-gamsın sen
Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen 
Secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen 
Bildiğin gibi değil cümleden akvamsın sen 
Rûhsun nefha-i Cibrîl ile tev’emsin sen 
Sırr-ı Hak'sın mesel-i Îsî-i Meryemsin sen.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Ey gönül, ey gönül! Neden bu makamda gam dolusun sen
Gerçi virane isen de tılsımlı bir definesin sen. 
Meleklere secde etmeleri buyurulan saygıdeğer bir varlıksın sen. 
Bildiğin gibi değil, sen bütün varlıklardan daha üstünsün. 
Ruhsun. Cebrail’in üfürmesiyle ikizsin sen. 
Hak gerçeğinin sırrısın sen, Meryem oğlu İsa misali.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


2. Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma 
Merciin Hâlik-i eşyâdadır eşyâ sanma 
Gördüğün emr-i muhakkakları rü'yâ sanma 
Başkasın kendini sûretle heyûlâ sanma 
Keşf ile sâbit olan ma’niyi da’vâ sanma 
Hakkına söylenen evsâfı müdârâ sanma.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Derecen adlandıran katındadır,  adlarda sanma. 
Yerin eşyanın yaratıcısındadır, eşyada sanma
Gördüğün mutlak emirleri rüya sanma
Başkasını kendinle kıyasladığında heyûlâ sanma (gözünde büyütme)
Bir kimseden gelen engeli mühim bir mesele sanma
Hakkında söylenen vasıfları sana yaranmak için söylüyorlar sanma.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


3. İnleyip sırrını fâşeyleme ağyâra sakın 
Düşme bilmezlik ile varta-i inkâra sakın 
Değmesün âhların kâkül-i dil-dâra sakın 
Sonra Mansûr gibi çıkman olur dâra sakın
Arz-i acz etmeyesin yâreden ol yâre sakın 
Bulduğun cevher-i âlîleri bîçâre sakın.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Ağlayıp inleyerek sırrını yabancılara açıklama sakın
Cahillik edip inkar çukuruna düşme sakın.
Ahların sevgilinin kahkülüne değmesin sakın
Sonra Mansur gibi darağacına çıkarsın, sakın
O sevgiliye yaralarından çaresizlik içinde yakınma sakın
Bulduğun yüce cevherleri (ruh) koru gözet ey biçare.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


4. Sendedir mahzen-i esrâr-ı mahabbet sende 
Sendedir ma’den-i envâr-ı fütuvvet sende 
Gizli gizli dahi vardır niçe hâlet sende 
Ma’rifet sende hüner sende hakıykat sende 
Nazar etsen yer ü gök dûzah u cennet sende 
Arş u kürsî ü melek sendedir elbet sende.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

Sendedir sevgi sırlarının mahzeni sende
Sendedir yiğitlik nurlarının madeni sende
Gizli gizli daha nice haller vardır sende
İrfan sende, ustalık sende, doğruluk sende
Bir baksan, yer ve gök, cehennem ve cennet sende
Yüce ve ilahi makamlar ve melekler sendedir elbet sende.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


5. Hayfdır şâh iken âlemde gedâ olmayasın 
Keder-âlûde-i ümmîd u recâ olmayasın 
Vâdî-i ye’se düşüp hîç ü hebâ olmayasın
Yanılıp reh-rev-i sahrâ-yı belâ olmayasın 
Âdeme muttasıl ol tâ ki cüdâ olmayasın 
Secdeler eyle ki merdûd-ı Hüdâ olmayasın.

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.       

Yazık olur, sultanken bu alemde dilenci olmayasın
Ümidine keder bulaşmış ve yalvaran olmayasın
Keder vadisine düşüp değersiz ve faydasız olmayasın
Yanılıp bela çölünün yollarına düşmeyesin
İnsana yakın dur ki fazla uzaklara düşmeyesin
Secdeler et ki Yaradanın reddettiği olmayasın.

Hoşça bak kendine ki kainatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.


6. Berk-i hâtıf gibi bû kayd-i sivâdan güzer et
Erişen hâr u hasa âteş-i aşkı siper et
Dâmenin tutmaya asâr-ı alâyık hazer et
Şemş veş hâhiş-i Munlâ ile azm-i sefer et
Sâf kıl âyineni kâbil-i aks-i suver et
Hele bir cem’-i havâs eyle de Galib nazar et

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen 
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.       

Tanrı'dan gayrı bütün varlıklardan, çakıp sönen,
gelip giden şimşek gibi geç git.
Üstüne takılan, konan çerçöpe karşı aşk ateşini siper et 
Gönül bağlanacak şeylerin eserleri, sakın, eteğini tutmasın; 
Şems gibi, Mevlânâ'yı isteyerek yola koyul, yol almaya bak.
Aynanı (gönlünü) arıt; bütün sûretler ona vursun, görünsün.
Galib, hele bir duygularını derle, topla da bak

Hoşça bak kendine ki kâinatın özüsün sen. 
Bütün yaratıkların gözbebeği olan insansın sen.

Kahrın da hoş, lütfunda hoş

Cana cefa kıl ya vefa
Kahrın da hoş, lutfun da hoş,
Ya derd gönder ya deva,
Kahrında hoş, lutfun da hoş.

Hoştur bana senden gelen:
Ya hilat-ü yahut kefen,
Ya taze gül, yahut diken..
Kahrında hoş lutfun da hoş.

Gelse celalinden cefa
Yahut cemalinden vefa,
İkiside cana safa:
Kahrın da hoş, lutfun da hoş.

Ger bağ-u ger bostan ola.
Ger bendü ger zindan ola,
Ger vasl-ü ger hicran ola,
Kahrın da hoş, lutfun da hoş.

Ey padişah-ı Lemyezel! 
Zat-ı ebed, hayy-ı ezel! 
Ey lutfu bol, kahrı güzel! 
Kahrında hoş, lutfun da hoş.

Ağlatırsın zari zari,
Verirsen cennet-ü huri,
Layık görür isen nari,
Kahrında hoş, lutfun da hoş.

Gerek ağlat, gerek güldür,
Gerek yaşat gerek öldür,
Aşık Yunus sana kuldur,
Kahrında hoş, lutfun da hoş.
YUNUS EMRE

WordPress 5.0 güncellemesinde sonra eski post’ları düzenleyememe problemi

WordPress 5.0 güncellemesinden sonra eski yazılarımı düzenlemek için tıkladığımda yazı içeriği görünmüyor, sadece başlık görünüyordu. Dolayısıyla eski yazıda düzenleme yapamıyor sadece ekleme yapabiliyordum. Eklentiler’den klasik düzenleyici eklentisi kurup aktif ettim. Yazılar > Tüm Yazılar seçeneğinden herhangi bir yazıyı düzenleyeceğim zaman artık iki seçenek geliyor. Birincisi klasik düzenleyici ikincisi de Block editor. Klasik düzenleyiciyle açtığımda herhangi bir problem yok. Sanıyorum daha sonraki güncellemelerde bu problem hallolacaktır ama şu an için Klasik editör hayat kurtarır diyebilirim.


After WordPress 5.0 upgrade content of the old posts is empty, and can not be edited.

Just Install Classic Editor and activate from Plugins. It solves the problem.

Tefsir notları

Bu güvendiğim bazı kaynaklardan aldığım notları yazacağım. Burasının özellikle kendime bir kaynak olmasını istiyorum. Kendi yorumlarımı da barındırdığı için bu yazı bir kaynak olarak kullanılamaz, bağlayıcılığı yoktur. Sadece kendime anımsatacak şekilde notlar barındırmaktadır.


  • 1 – FATİHA
    • 7 ayet, 1 sayfadır, Mekke.
    • Kuranın esası olarak bilinir.
    • NAHL-98 – İstiaze – Artık Kur’ân okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan hemen Allah’a sığın!
    • ARAF-180 – Esmâü’l-Hüsnâ (en güzel isimler) ise Allah’ındır! Öyleyse O’na onlarla duâedin; ve O’nun isimleri hakkında haktan (meyledip) sapanları bırakın! (Onlar,) yakında yapmakta olduklarının karşılığını göreceklerdir.
    • BesmeleTesmiye – Bismillahirrahmanirrahim.
    • Havkale – Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm. (Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah’ın yardımıyla elde edilir.)
    • Telbiye – Lebbeyk Allahümme lebbeyk. Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülke, lâ şerîke lek (Davetine sözüm ve özümle geldim Allahım, emrin baş üstüne. Davetine sözüm ve özümle geldim ey ortaksız olan sen! Emrin baş üstüne. Hamd senin, nimet senin, mülk de senin. Yoktur senin ortağın.)
    • Tehlil – Lâ İlâhe İllallah
    • Tekbir – Allahû Ekber
    • NEML-30 – (besmele ayeti) – Şübhesiz ki o, Süleymân’dandır ve gerçekten o: ‘Rahmân, Rahîm olan Allah’ın ismiyle’ (diye başlamakta)dır.’
    • Bir metine Bismillahirrahmanirrahim diyerek başlanmalı (yazmaya).
    • Evden çıkarken üç defa Besmele.
    • Kuran’ı Kerim’in ön sözüdür Fatiha suresi. İman, ibadet, dua.
    • Hamd ile Şükür arasında farklılık vardır. Nimete de hamdedilir, cesaret, şecaat vs. gibi olumlu birşeye de hamdedilir. Ama şükür sadece nimetin karşılığında olur.
    • Başta besmele sonda hamdele.
    • Sıbgatallah – Allah’ın (C.C.) boyası.
    • El-hamdü derken buradaki el bütün hamdler manasına gelmektedir.
    • Rahman – Rahim – Ziyadetül lafzi tedüllü ala ziyadetil mana – daha fazla harf daha fazla anlam
    • İbn-i Kesir Mukaddimesi – tefsiri,
    • Besmele İmam Şafi’ye göre ayet, İmam Hanefi’ye göre fasıla idi teberrük içindi.
    • Kuranda bildiğimiz anlamda bir tekrar yoktur.
    • Ihdines sıratal mustakim – bizi sırat-ı müstakim’de sabit kıl.
    • Tevhid – İbadet – Dua
  • 2 – BAKARA
    • 286 ayet, 48 sayfadır, Medine.
    • En uzun suredir.
    • Bakara Suresi denilince hakkındaki kıssadan dolayı (Hz. Musa’nın kıssası) akla yeniden diriliş gelmelidir.
    • Mekki ve Medeni sureler – Zaman ve mekan bakımından iki farklı anlam yüklenmiştir. Genel itibariyle zaman dikkate alınmıştır.
    • Yahudileri anlatımla münafık ve kafirler anlatılmıştır. Müminlere ise islam devlet yönetimi.
    • Mekki Ayetler İman ve Allah’ı anlatırken, Medeni ayetler nasıl kul olunacağını anlatmıştır.
    • Başlangıçta 2 ayet müslümanları, 2 ayet kafirleri, 13 ayet ise münafıkları anlatmıştır. Görüldüğü üzere münafıklar daha tehlikelidir.
    • 3. namazı hakkıyla kılarlar. Tadil-i erkan, müdavemet (devamlılık), muhafaza (vakti kaçırmamak).
    • 153. Sabrederek ve namaz kılarak yardım isteyin. Allah sabredenlerle beraberdir.
    • 156. Onlar ki, kendilerine bir musîbet geldiği zaman: ‘Muhakkak ki biz, Allah’a âidiz ve muhakkak ki biz, ancak O’na dönücüleriz!’ derler.
  • 32 – Secde
    • 30 ayet, 3 sayfadır, Mekke.
    • 14 secde ayetinden 9.su bu surededir.
    • 6 günde yaratılma hadisesi.
    • Meva cennetleri ifadesi
    • 17 – Artık, yapmakta olduklarına bir karşılık olarak onlar için göz aydınlığı olacak olan (ni‘metler)den nelerin saklandığını kimse bilmez.
  • 33 – Ahzab
    • 73 ayet, 10 sayfa, Medine.
    • Ahzab, hizb’in çoğuludur, topluluklar demektir. Sure genel olarak Zıhar, Hendek savaşı, Efendimizin (SAS) zevceleri ve onları işaretle adab-ı muaşeretten bahsetmektedir.
    • 3. ayet tevekkül.
    • Zahar (zıhar), eşinin bir uzvunu annesine benzeterek eşine yaklaşmamak. Böyle olunca boşanmış olunurdu. Ayetle bu durum değişiyor ve ceza olarak kefaret geliyor. Böyle bir durum olduğunda ya köle azat edilmeli ya da 2 ay oruç tutulmalı. Oruç tutulamıyorsa 60 fakir doyurulmalı.
    • Zıhar hadisesi gösteriyor ki adalet insana bırakıldığında tam anlamıyla sağlanamıyor. Adalet sağlayıcı Allah’tır.
    • Zıhar ayeti, Evs b. Sâmit ve eşi Havle hadisesine işaret etmektedir.
    • Evlatlıklar öz evlat gibi değildir (Selman bin Farisi – Selman bin İslam). Asıl babalarının soy ismine bağlıdırlar. Boşanılan kadınla evlatlık nikahlanabilir.
    • 53. Peygamberimizin eşleriyle kimse nikahlanamaz.
    • Akrabalar mirasçılardır.
    • 7. Beş peygamber anılmıştır (Hz. Muhammed (SAS), Hz. Nuh, Hz, İsa, Hz. Musa, Hz. İbrahim). Bunlar büyük peygamberlerdir.
    • 9. Hendek harbine işaret.
    • Medine eski adı ile Yesrib olarak bilinir. Efendimiz (SAS), bu ismi ile anan istiğfar etsin buyurmuştur.
    • Surede münafıklardan söz edilmiştir, bu surenin Medine’de indirildiğine de işarettir.
    • 15. Hâlbuki daha önce onlar, arkalarına dönüp kaçmayacaklarına dâir Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz ise mes’ûliyetlidir.
    • 21. Sünnet hakkında “Mâdem dost ve düşmanın ittifâkıyla, Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, mehâsin-i ahlâkın (güzel ahlâkın) en yüksek mertebelerine mazhardır. Ve mâdem bil-ittifak (herkesin kabûlüyle) nev‘-i beşer (insanlık) içinde en meşhur ve en mümtaz (seçkin) bir şahsiyettir. Ve mâdem binler mu‘cizâtının delâletiyle (mu‘cizelerin işâretiyle) ve teşkîl ettiği âlem-i İslâmiyetin kemâlâtının (fazîletlerinin) şehâdâtıyla ve mübelliğ (teblîğ edici) ve tercümân olduğu Kur’ân-ı Hakîm’in hakāikının (hakīkatlerinin) tasdîkıyle, en mükemmel bir insân-ı kâmil ve bir mürşid-i ekmeldir (en mükemmel bir mürşiddir). Ve mâdem semere-i etbâıyla (ona tâbî‘ olanların netîcesi olarak) milyonlar ehl-i kemâl (kâmil insanlar), merâtib-i kemâlâtta (olgunluk mertebelerinde) terakkī edip (yükselip) saâdet-i dâreyne (iki dünya saâdetine) mazhar olmuşlardır.
      Elbette o Zât’ın (asm) sünneti ve harekâtı, iktidâ edilecek (tâbi‘ olunacak) en güzel nümûnelerdir ve ta‘kīb edilecek en sağlam rehberlerdir ve düstur ittihâz (kabûl) edilecek en muhkem (sağlam) kānunlardır. Bahtiyâr odur ki, bu ittibâ‘-ı sünnette hissesi ziyâde ola! Sünnete ittibâ‘ etmeyen, tenbellik ederse, hasâret-i azîme (büyük bir zarar); ehemmiyetsiz görürse, cinâyet-i azîme; tekzîbi işmâm eden (yalanlamayı hissettiren) tenkīd ise, dalâlet-i azîmedir (büyük bir sapıklıktır).”(Lem‘alar, 11. Lem‘a, 61)
    • 23. Enes bin Nadr’a işaret etmektedir.
    • Hz. Zeyd ve eşi Hz. Zeynep hadisesi.
    • 51. Efendimizin (SAS) çok evliliğine de işaret etmiştir, haşiyede de açıklama mevcut.
    • 56. Muhakkak ki Allah ve melekleri, o peygambere salât ederler. Ey îmân edenler! (Siz de) ona salât edin ve (ona) teslîmiyetle selâm verin!
    • 59. Tesettür.
    • 72. Muhakkak ki biz emâneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de (onlar) onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular; insan ise onu yükleniverdi. Doğrusu o çok zâlim, çok câhildir. + haşiyeye de bakılabilir.
    • Usve-i hasene (güzel bir örnek).
    • Ali Haydar Efendi – pardesü.
    • 56 – Muhakkak ki Allah ve melekleri, o peygambere salât ederler. Ey îmân edenler! (Siz de) ona salât edin ve (ona) teslîmiyetle selâm verin!
  • 34 – Sebe
    • 54 ayet, 6.5 sayfadır, Mekke.
    • Genel olarak Allah’a hamd etmeyi, hamdın sadece Allah’a olduğunu anlatan sure ismini Yemen’de bulunan Sebe halkından alır.
    • 9.ayet meteorları haber veriyor olabilir.
    • Hz. Davud ile birlikte dağ ve kuşların tesbih etmesi. Demir ustalığı mucizesi ve şu an teknolojinin bir kısmının demir üzerine olması.
    • Hz. Süleyman’ın rüzgar ve cinlerin emrinde olması. Rüzgarı bir araç olarak kullanması bugünkü uçaklara da işaret ediyor olabilir. 1 günde 2 aylık mesafe gidebiliyor.
    • Cinler Hz. Süleyman’ın öldüğünü ağaç kurtlarının bastonunu yiyip yere düşmesiyle anlıyorlar. Bu cinlerin gaybı bilmediğinin de delilidir.
    • Sebe kavminin iki bahçesi şükürsüzlükten dolayı arim seli ile mahvoldu. 16. Fakat (onlar, şükürden) yüz çevirdiler; bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik ve onların iki bahçesini (de) buruk yemişli, acı ılgınlı ve (içinde) sidir ağacından az bir şey bulunan iki (harab) bahçeye çevirdik.
    • Şam ile Sebe arasındaki şehirler emniyet içerisindeydi ve birbirlerine ışıkları görünürdü.
    • 19. efsane.
    • 20. şeytan haklı çıktı, halbuki onun gücü yoktu sadece ona mühlet verildi.
    • 23. şefaat
    • 28. (Ey Resûlüm!) (Biz) seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler. Buradaki ifadeden müslümanların tarih boyunca azınlık olarak kalacağı anlaşılabilir.
    • 30. ölüm vakti.
    • 35. Bir de: “Biz mallar ve çocuklar cihetiyle (mü’minlerden) daha fazlayız ve biz azâba uğratılacak kimseler değiliz” dediler. Olayın maddi anlamda azlık çokluk olmadığı anlaşılabilir.
    • 38. Âyetlerimiz(i ibtâl) husûsunda (güyâ bizi) acze düşürmeye çalışan kimseler olarak (yarışırcasına) uğraşanlara gelince, işte onlar (o gün) azâb içinde hazır bulundurulacak olanlardır.
    • 45. Bunlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanlamıştı; (bunlar, servet ve ömürce) onlara verdiklerimizin onda birine bile erişmediler; böyle iken peygamberlerimi yalanladılar; ama beni inkâr etmek nasıl olurmuş (gördüler)! Önceki insanların ömrü uzun muydu?
    • 54. Artık, onlarla canlarının çekmekte oldukları şeyler arasına engel konulmuştur. Nitekim daha önce benzerlerine de böyle yapılmıştı. Çünki onlar, (kendilerine) kuşku veren bir şübhe içinde idiler. ???
  • 35 – Fâtır
    • 45 ayet, 6 sayfadır, Mekke.
    • Fatır yaratıcı demektir.
    • Öldükten sonra dirilmeye bulutların çorak toprakları diriltmesi örneği verilmiştir.
    • Ömrün uzatılması ve kısatılması.
    • Yörüngeler.
    • Kimse bir başkasının günahı ile yüklenmez.
    • 19-20-21. Körle, gören (kâfir ile mü’min); karanlıklarla, nûr (bâtıl ile hak); gölge ile sıcaklık (Cennet ile Cehennem) bir olmaz.
    • 32. Sonra o kitâbı, kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (senin ümmetine) mîras verdik. Artık onlardan nefsine zulmeden de var, içlerinden muktesid (orta yolda giden) de var. Bir de onlardan Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçen var. İşte büyük lütûf budur! (Burada geçen zâlim, muktesid ve sâbikūn için farklı îzahlar yapılmıştır. Zâlim: günahları ağır basan, içi dışından da kötü olan, büyük günahları olan, ashâb-ı meş’eme (amel defteri sol eline verilenler)dir. Muktesid: günahları ve sevâbı denk olan, içi dışı bir olan, küçük günahları olan, ashâbı meymene (amel defteri sağ eline verilenler)dir. Sâbikûn ise: Allah katında en önde bulunan mukarreb kullardır. (Râzî, c. 13/26, 26))
    • 44. daha önce helak eden kavimlerden kalıntılar olduğunu bildirmektedir.
    • Basar görme, basiret.
  • 36 – YASİN
    • 83 ayet, 6 sayfadır, Mekke.
    • Bu sure faziletine binaen ve onu okuyanların kalbini nurlandırdığı için Kuranın kalbi olarak bilinir.
    • Ya sin ey insan anlamındadır. Peygamber efendimiz (S.A.S.) olduğu bildirilmektedir.
    • Habibu Neccar – Antakya
    • Hurma ve üzüm; her ikisi de kuru yerde yetişiyor.
    • Güneş ve ay yörüngesi. Ayın bir menzilinde hurma dalı gibi olması (yörüngesi).
    • 68. Hem kimi çok yaşatırsak, onu yaratılışta tersine çeviririz (yaşlandıkça gücünü, aklını azaltırız). Hiç akıl erdirmiyorlar mı?
    • Yasin haşir, kabir gibi konuları barındırdığından ölüm üzere olanlara, ölülere ve dirilere okunması tavsiye edilmiştir.
  • 37 – SAFFAT
    • 182 ayet, 7 sayfadır, Mekke.
    • Saffat olmak saf saf dizilmek demektir.
    • Şakkı kamer hadisesi Hindistan’da kayıtlı.
    • Mucizelerin yalanlanması.
    • Naim cennetleri.
    • Zakkum ağacı tomurcukların şeytanların başları gibidir.
    • Cennettekilerin kendilerine küfrü telkin eden cehennemlikleri görmesi.
    • Hz. Nuh (AS)’ın neslinin kalıcı olması ve onun muhleslerden olması (ebul beşer).
    • Hz. İbrahim’in putları kırması ve Hz. İsmail kıssası. Hz. İshak’la müjdelenmesi.
    • 95-96. insanın fiillerinin yaratıldığının delilidir.
    • Muhlis kullardan, muhleslerden olan Hz. Musa, Harun, İlyas, Lut ve Yunus (AS).
    • Hz. İlyas bale putu (Lübnan Beka vadisindeki bir put adı).
    • Yaratıcılar ve şarap bizim anladığımız manada değil.
    • 138.  Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hâlâ düşünmeyecek misiniz?
    • Hz. Yunus sahibinden kaçan köle.
    • 182. Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yasifun ve selamün alel murselin velhamdülillahi rabbil alemin. (Hz. Ali (ra)’dan rivâyet edilmiştir ki: “Her kim kıyâmet günü, amellere verilen mükâfâtlardan tam ölçekle sevinmeyi isterse, bulunduğu meclisten kalkacağı zaman son sözü, bu üç âyet-i celîleyi (180, 181 ve 182. âyetleri) okumak olsun!” (Nesefî, c. 4, 51))
  • 38 – SAD
    • 88 ayet, 5.2 sayfadır, Mekke.
    • 12-13. Eyke halkı geçmektedir.
    • 15. Sayha sur’a birinci üfleme.
    • 24. 10.secde ayeti
    • Hz. Davud zelle (mahkeme), Hz. Süleyman (at), Hz. Eyyub (dua ve eşine ettiği yemin). Diğer peygamberlerden de örnekler.
    • Ortakların durumu.
    • Lemma – henüz gelmemiş ama gelecek olan demektir.
    • Adn cennetleri
    • Şeytanın secde etmemesi anlatılıyor.
    • 88. “Ve onun haberini bir zaman sonra mutlaka bileceksiniz” (Kuran).
  • 39 – ZÜMER
    • 75 ayet, 9 sayfadır, Mekke.
    • Zümer bölük bölük, zümre, topluluk anlamındadır.
    • E la; dikkat edin, gözünüzü açın öyle dinleyin.
    • Kuran, kıyamet, dirilme gibi konuları ele almaktadır.
    • 3. ayet, “Ondan başkasını (kendisine) dostlar edinenler ise: “(Biz) onlara, sâdece bizi Allah’a (daha fazla) yakınlaştırsınlar diye tapıyoruz” (derler). Şübhesiz ki Allah, ihtilâfa düşmekte oldukları şeyler hakkında aralarında hüküm verecektir. Doğrusu Allah, yalancı ve azılı kâfir olan kimseyi hidâyete erdirmez”.
    • 6. ayette “sizin için sağmal hayvanlardan sekiz eş indirdi”, “sizi analarınızın karnında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratmaktadır”.
    • 8. ayette, İnsana bir zarar dokunduğu zaman, O’na (samîmâne) yönelen bir kimse olarak Rabbisine duâ eder; sonra (Allah) kendi tarafından ona bir ni‘met verdiğinde, daha önce O’na duâ etmekte olduğunu unutur da, (insanları) O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koşar. De ki: “Küfrünle biraz eğlenedur! Çünki sen Cehennem ehlindensin!”
    • 17. ayette tağut geçmektedir (Allah’ın yerine tutulan şeyler).
    • 21. ayette su ve renkleri muhtelif ekin > sararma > kuruma
    • (27. ayet) her insan veya topluluğa nasıl anlatılması gerekiyorsa öyle anlatılmalı.
    • 38. ayet tevekkül.
    • 44. Şefaat yalnızca Allah’a aittir. Allah’ın izniyle olur.
    • 45. ayet ibretliktir. “Hem Allah tek olarak anıldığı zaman, âhirete îmân etmeyenlerin kalbleri daralır! Ama O’ndan başkaları anıldığı zaman, hemen sevinirler.”
    • 46. ayeti Hz. Ayşe’nin rivayetine göre peygamber efendimiz (SAS) gece namazlarından önce okurdu. Başka bir rivayete göre kim bu ayeti okur ve dua ile birşey taleb ederse Allah onu nasib eder.
    • 49. ayet ibretliktir. “Fakat insana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır; sonra kendisine tarafımızdan bir ni‘met verdiğimiz zaman: “(Bu) bana ancak (bendeki) bir bilgi sâyesinde verildi” der. Hayır! O (kendilerine verdiğimiz ni‘metler) bir imtihandır; fakat onların çoğu bilmezler.”
    • 53. rahmet. “De ki: “Ey nefisleri aleyhine (günah işlemekle ömürlerini) isrâf eden kullarım! (Günahlara bulaştık diye) Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin! Şübhesiz ki Allah, bütün günahları bağışlar!” Doğrusu, Gafûr (çok bağışlayan), Rahîm (kullarına çok merhamet eden) ancak O’dur.”
    • Firavun (siyaset), Karun (sermaye), Haman (siyasetin yakınında bulunur) ve Bel’am (dini, ilmi aslında saptırıp insanları manipüle etme) Kuran’da şirkin temsilcileri olarak bildirilirler.
    • Neml suresinde Sur’a üç defa üfleneceği söyleniyor (korku, ölüm, dirilme). Zümer 68’de ise iki defa üfleneceği bildiriliyor. Alimler ikide ittifak etmişlerdir.
    • Azrail herkesin canını alacak sonra sadece dört büyük melek kalacak. Sonra iki meleğin de lacak ve Cebrail ve Azrail kalacak. Sonra Allah (CC) Azrail’in canını alacak en son da Cebrail’in canını alacak.
  • 40 – MÜMİN (GAFİR)
    • 85 ayet, 9.8 sayfadır, Mekke.
    • Ha mim ile başlayan 7 sureden ilkidir. Ha mim ile başlayan surelerin hepsine bir havamim denir. Huruf’u mukatta hakkında değişik yorumlar vardır. Bunlardan en rağbet göreni işte size harfler hadi buyurun Kuran gibi etkileyici bir kitap getirin anlamındadır.
    • İsmini Firavun’un kavminden iman eden mümin kişiden (amcasının oğlu?) alır. Diğer adı ise Allah’ın bağışlayan sıfatı olan Gafir’dir (3.ayette geçer).
    • Allah’ın ayetleri hakkında mücadele edenler tabiri birkaç kez tekrarlanmıştır (4- İnkâr edenlerden başkası Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele etmez).
    • 46. ayet kabir azabına delil olarak gösterilmektedir.
    • Firavun, Haman, Karun. Firavun’un Haman’a yaptırdığı kule.
    • Hz. Nuh Kavmi, Ad, Semud, Hz. Yusuf
    • Hamele-i arş ve semavat -> Nesr(kartal), sevr (öküz)). Küre-i arz –> sevr ve hut ve onların yanındaki melekler.
    • Bütün melekler müminlere dua ederler. Bir mümin başka bir mümine dua ettiğinde amin aynısı sana olsun diyen melekler vardır.
    • İki ölüm –> nutfe hali, ruh üfleme – ecel, dirilme. Fahrettin Razi’ye göre dünya ve kabir hayatı.
    • 19 – (Allah) gözlerin hâin olanını (harama bakanları) ve sînelerin gizlediğini bilir.
    • 21 – helak olanların kalıntılarına işaret.
    • Felaket – dünya, kabir ve ahiret. Zaman bizlik bir kavram ve Allah her şeye gücü yeten olduğundan adaletsizlik gibi bir durum olamaz.
    • Helak eden mucizeler vardır. Hem isterler, hem de olunca inanmazlar.
  • 41 – FUSSİLET
    • 54 ayet, 6 sayfadır, Mekke.
    • Fussilet açıklanmış, uzun uzun ve ayrıntılı anlatılmış anlamındadır. Mekki suredir.
    • Göğü iki günde (evrede) 7 kat sema olarak yaratıldı ve herbirinin görevi bildirildi.  Dağlar, bereketler, rızıklarını araştıranlar için birbirine eşit dört günde gıdaları taktir bulundu. Dünyanın (gök, yer ve yıldızlar) yaratılışı anlatılıyor. Buradaki gün bildiğimiz gün değil. Güneş de yok zaten.
    • Ad ve Semud kavmi. Ad kavmi iri cüsselidirler, dondurucu bir fırtına onları helak etti. Semud ise aşağılayıcı bir azabın yıldırımı ile helak oldular.
    • 25. ayet onlara arkadaş musallat ettik. Ön (dünyanın nefsani cihetleri) ve arkalarındakileri (ahiret işlerini bırakmak, dirilme ve hesabı inkar) süslü gösterdiler. Aslında herkes bu tuzağa düşebilir. Biri olmasa birine.
    • 29. ayette İblis ve Kabil kastedilmiştir.
    • Peygamber efendimiz (SAS) Fussilet suresinin 30. ayetini okuduktan sonra insanlar bunu hep söylediler ancak çoğu sonradan küfre düştü demiştir.
    • 37. ayet 14 secde ayetinden birisidir. Gece, gündüz, güneş ve ay. Güneşe aya secde etmeyin. Allah’a edin.
    • 44. ayet Kuran hidayet ve şifadır.
    • 51. ayet ibret vericidir. (İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.)
    • Utbe bin Rabia’ya okunmuştur.
  • 42 – ŞURA
    • 53 ayet, 6.5 sayfadır, Mekke.
    • Şehirlerin anası Mekkedir. Mekki suredir ve genel özelliklerini taşır. Harfi mukatta olarak 2 ayet bulunmaktadır.
    • Şura konuşma için toplanma demektir (istişare anlamında).
    • Kuran Arapça olarak indirilmiş ama peygamber efendimiz (SAS) vasıtasıyla beyan edilmiştir. Böylelikle yabancı dil olarak kalmamıştır.
    • 15.ayet emrolunduğun gibi dosdoğru ol.
    • Bebek olma durumu (erkek, kız, ikiz veya kısırlık durumu) Allah’a bağlıdır.
  • 43 – ZUHRUF
    • 89 ayet, 6.5 sayfadır, Mekke.
    • Zuhruf altın, ziynet demektir.
    • Mekki surelerin genel özelliklerini taşımaktadır (huruf-u mukatta – vahdaniyet, risalet, diriliş, ceza).
    • 5. ayet: Artık bir haddi aşanlar topluluğu oldunuz diye, Zikri sizden (uzaklaştırıp size Kur’ân’ı indirmeyi) terk mi edelim?
    • Yerin beşik gibi olması bu sayede yolların meydana gelmesi.
    • Gökten bir ölçü ile suyun indirilmesi, susuz yerlerin hayat bulmasının yeniden dirilişe örnek verilmesi.
    • Gemi ve hayvanlara (tüm bineklere) binerken şükredilmeli. Efendimiz (SAS) bir bineğe binince 3 kez tekbir getirir ve Zuhruf suresinin 13. ayetini (bu) okurdu.
    • Meleklerin Allah’ın kızları, İsa ise çocuğudur diyen müşriklere karşı cevap veriliyor. Kız çocuğunuz olduğunda utanıp, melekleri Allah’ın kızları olarak yakıştırıyorsunuz.
    • Hz. İbrahim’in babasına ve kavmine söylediklerini içeriyor (zürriyeti ile de delil verilmiş).
    • 31. ayet Kuran iki şehirden birindeki büyük birine indirilmeli değil miydi (Mekke – Velid bin Muğire ve Taif’li – Urve İbni Mesud iki zengin)?
    • 32. ayet: Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayâtında onların geçimliklerini aralarında, biz paylaştırdık; bir kısmı bir kısmını hizmetkâr edin(erek yanında çalıştır)sın diye, kimilerini kimilerinin üstünde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti ise, (onların)biriktirmekte oldukları şeylerden hayırlıdır (Velid bin Muğire anlatıldığı söyleniyor).
    • 33. ayet ahiretteki kazancın kıymetini anlatıyor. Eğer müslümanlar da meyletmeyecek olsa tüm dünya nimetleri kafirlere verilirdi. Bu ayet ile dünya mal mülkünün kıymetsizliği ifade ediliyor.
    • 36. ayet: Kim Rahmân’ın zikrini görmezlikten gelirse, (biz) ona bir şeytanı musallat ederiz de, o ona arkadaş olur.
    • 37. ayet: Hâlbuki şübhesiz onlar (o şeytanlar), bunları mutlaka (doğru) yoldan çıkarırlar da,(o kâfirler) gerçekten kendilerinin hidâyete erdirilmiş kimseler olduklarını sanırlar.
    • Mucizelere inanılmadığından bahsedilmiş. Hz. Musa ve sihir kıssası.
    • Hz. İsa’ya tapınılması ile çelişki oluşuyor gibi göstererek gülüşmeleri üzerine ayetle cevap geldi.
    • 61. ayet: Hâlbuki şübhesiz o, (Îsâ’nın âhir zamanda yeryüzüne gönderilişi), kıyâmet için elbette bir bilgi (bir alâmet)tir; sakın onda şübheye düşmeyin ve bana (şeriatime) tâbi’ olun! Bu dosdoğru bir yoldur (Hz. İsa yeryüzüne indiğinde herkesçe direk şahsiyeti tanınmayacak).
    • Yazıcı meleklerden bahsedilmiştir.
    • Kıyametin vaktini ancak Allah bilir.
    • 86. şefaatle alakalı (Hz. İsa, Hz. Uzeyr ve melekler).
    • 87. ayet ibretliktir. Celâlim hakkı için, eğer onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan, mutlaka ‘Allah!’ diyeceklerdir; öyle ise (haktan) nasıl çevriliyorlar?
    • Dünya nimetlerine kapılanlar anlamazlar. Surenin temelinde dünya nimetleri anlatılıyor. Onlar anlamıyor diye  biz duruşumuzu değiştirecek değiliz. Selam der geçeriz.
  • 44 – DUHAN
    • 59 ayet, 3 sayfadır, Mekke.
    • Duhan duman demektir. 3 farklı şekilde yorumlanmıştır.
      1. Kıyamet kopacağı sırada ortaya çıkacak olan duman.
      2. Peygamber efendimiz (S.A.S)’in bedduası üzerine Mekke’de ortaya çıkan kıtlıkta insanların gökyüzüne baktığında açlıktan gördüğü duman.
      3. Mekke fethinde müslümanların atlarından çıkan duman.
    • Kim bu sureyi gece okursa geçmiş duaları affolur şeklinde hadis-i şerif vardır.
    • Kuran’ın indirildiği geceden bahsediliyor bu gecenin kadir gecesi olduğu ifade edilir, bazı alimler ise berat gecesi olabileceği söyler. 4. ayet berat gecesini işaret ediyor olabilir.
    • Musa A.S.’dan kıssa veriliyor. Kıyamet ile de tehdit ediliyor (denizin yarılması, İsrailoğullarının firavundan kurtarılması).
    • Tubba Yemen hükümdarlarına verilen isimdir. Tubba iman etmiş ama halkı iman etmemiştir (kavim helak olmuştur). Yahudilerle kıyaslanırken onlar sizden daha hayırlıdır şeklinde ifade edilmiştir.
    • 29. ayet ehli dalalet ölünce semavat ve zemin ağlamaz (demekki salih kişiler ölünce ağlar).
    • İsrailoğullarına kendi asırlarında üstünlük verildiği anlatılır. Ne zaman tevrattan saptılar Kudüs’ü kaybettiler, müslümanlarda da aynı durum söz konusudur.
    • Cehennem azabından bahsederken zakkum ağacından bahseder (kaynama).
    • Cennet nimetlerinden de bahsetmektedir.
  • 45 – CASİYE
    • 37 ayet, 3.5 sayfadır, Mekke.
    • Casiye Suresi Kuran’a yer yüzünden deliller getirir, Kuran’a inanmayan ve onunla dalga geçenlere karşıda tehdit içermektedir.
    • Mekki surelerde Allah’ın göğü ve yeri yarattığına ve onların sahibi olduğuna çokça atık vardır. Buradaki amaç çok tekrarla bunu sindirmektir.
    • 18. ayet ve devamı şeriat hakkındadır ve ilgi çekicidir.
    • 28. ayette Casiye diz çökmek demektir. İbret almak gerekir.
  • 46 – AHKAF
    • 35 ayettir, 4.5 sayfadır, Mekke.
    • Peygamber efendimiz (S.A.S.)’e söylenenlere cevap var, tehdit var.
    • Tevhid – Peygamber efendimiz (SAS) ve Kuran’ı müdafaa Ana, babalık ve evlat konusu – Hud Ahkaf geçmişten örnek ve ibret.
    • Hud kavmi Ahkaf’da yaşıyordu (Yemen’de denize nazır bir belde). Ahkaf uzun ve yüksek kum tepesi manasındadır.
    • Yemen’deki nusaybin cinlerinden ve müslüman olmalarından bahseder.
    • Ulül azm peygamberler (azim ve sebat sahibi, en titiz peygamberler) Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammed (S.A.S.) + Hz. İsmail, Hz. Yakup, Hz. Yusuf, Hz. Eyyub. Başka bir görüşe göre de bütün peygamberlerdir.
    • Münezzel (kuran) kitab ve kevni (kainat) kitab
    • Kuran üslubuyla direkt olarak inanmayanları reddetmiyor. Üslup ile onlara açık kapı bırakıyor.
    • Peygamber efendimiz (SAS) Taif’ten sonra nusaybin cinleri hadisesi meydana gelmiştir. Bunun hikmeti siz (insanlar) dinlemezseniz elbet dinleyecek biri bulunur anlamındadır.
    • Cinler (şeytan da dahil) ateşten yaratılmıştır.
  •  47 – MUHAMMED (S.A.S.)
    • 38 ayet, 4 sayfadır, Medine.
    • Savaşın ve cihadın hikmetlerinden dolayı kital suresi olarak da bilinir.
    • Kafirlerden, müslümanlardan ve onların amellerinden bahsediyor.
    • Savaşta güçlüyseniz savaşı bitirmeden barış istemeyin.
    • Özetle istersen sulh ve selamet hazır ol cenge diyor.
  • 48 – FETİH
    • 29 ayet, 4.5 sayfadır, Medine.
    • Hudeybiye’den dönüşte indiriliyor.
  • 49 – HUCURAT
    • 18 ayet, 2.5 sayfadır, Medine.
    • Hucurat hücrenin çoğulu demektir (Peygamber efendimiz (S.A.V.)’in hücresi/hücreleri).
    • Edepten bahseder.
    • 11. ayet İnsanlara isim takılmamalı ve alay edilmemeli.
  • 50 – KAF
    • 45 ayet, 2.8 sayfadır, Mekke.
    • Genel itibariyle haşir anlatılmaktadır.
    • Vahdaniyet – Biset – Risalet  – Haşr
    • Mekki ayetler dörde ayrılır. İlk 1-3 yıllar, 3-5 yıllar, 5-10 ve 10’dan hicrete kadar olan yıllar.
    • Bayram ve Cuma hutbelerinde Efendimiz (S.A.V.) tarafından okunmuştur.
  • 51 – ZARİYAT
    • 60 ayet, 3 sayfadır, Mekke.
    • Tozu toprağı etrafa savuran rüzgar demektir.
    • Kıyametin kesin olduğu anlatılır.
    • Bazı kıssalar anlatılır.
  • 52 – TUR
    • 49 ayet, 2.5. sayfadır, Mekke.
    • Ahireti anlatmaktadır. Tehdit vardır.
  • 53 – NECM
    • 62 ayet, 2.5 sayfadır, Mekke.
    • Necm yıldız demektir.
    • Vahiyin Cebrail (A.s.) tarafından nasıl indirildiği anlatılır.
    • İçerisinde secde ayeti olan ilk suredir.
  • 61 – SAFF
    • 14 ayet, 1.5 sayfadır, Medine.
    • 4.ayet;
      • Cihadın nasıl yapılacağı. Savaşın nasıl yapılacağı.
      • Saff – dizi sıralanma demektir.
      • Zuhruf 36
      • Allah (C.C.) ve Resulüne (S.A.V) imandan sonra cihad
      • Hadis çok kısmı cihada ayrılmıştır.
      • Macar Goldziher Oryantalist
      • Kudüslü Edward W. Sait
      • Oryantalist – kadın, cihat, cehalet
      • Rufeyde binti Sad
      • Allah’ın hoşnut olduklarını yaymak, olmadıklarını ise engellemektir.
      • Beşir bin Hasasiye
      • Ali İmran 142
      • Huday bin İyaz
      • Hadid 16
      • Tevbe 24
      • Allah yolunda savaş – Kıtak – Fi Sebilillah
  • 94 – İNŞİRAH
    • 8 ayet, 0.3 sayfadır, Mekke.
    • Müslüman boş durmamalıdır.
    • Müslüman ümitsizliğe kapılmamalıdır.
    • Sadır göğüs, yürek anlamındadır.
  • 103 – ASR
    • 3 ayet, 0.2 sayfadır, Mekke.
    • İkindiye yada zamana yemin olsun.
    • Sahabeler bir araya toplandığı zaman Asr okumadan ayrılmazlardı.

Gelsen de bir, gelmesen de


Artık olan oldu bize, 
Gelsen de bir, gelmesen de. 
Gelemeyiz biz yüz-yüze, 
Gelsen de bir gelmesen de. 

Hep kendini çektin naza, 
Yok bahara, yahut yaza, 
Bıktım gayrı yaza yaza, 
Gelsen de bir gelmesen de. 

Demir tavında dövülür, 
Ağaç yaşken eğilir, 
Çocuk küçükken sevilir, 
Gelsen de bir gelmesen de. 

Bir candır bu, bir andır bu, 
Giden gelmez, bir handır bu, 
Dağ-taş değil, insandır bu, 
Gelsen de bir gelmesen de. 

Göreceğin bir boş kafes, 
Ceset kalmış, çıkmış nefes, 
Nerde o can, nerde o ses? 
Gelsen de bir gelmesen de. 

Serdengeçti artık bitti, 
Bu ayrılık cana yetti, 
O bir kuştu, uçtu gitti, 
Gelsen de bir gelmesen de.
OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ