Drop down menu mobil uygulamada çalışmıyor / Drop down menu does not working on mobile

Dropdown menünün bulunduğu sayfaya aşağıdaki javascript kodunu ekleyerek sorunu çözebilirsiniz.


You can solve this problem by adding below javascript code to page.

[pastacode lang=”javascript” manual=”%3Cscript%3E%0A%24(document).ready(function()%7B%0A%20%20%20%20%20%24(‘.dropdown-submenu%20a’).on(%22click%22%2C%20function(e)%7B%0A%20%20%20%20%20%20%20%20%20%20%24(this).next(‘ul’).toggle()%3B%0A%20%20%20%20%20%20%20%20%20%20e.stopPropagation()%3B%0A%20%20%7D)%3B%0A%7D)%3B%0A%3C%2Fscript%3E” message=”” highlight=”” provider=”manual”/]

Garanti Bankası / Bonus Sanal Kart İptali

Garanti Bankası’na ait bir sanal kartı iptal ettirmek için telefon şubesini kullanmak gerekmektedir. Bu işlem internet şubesinde yapılamıyor. Bunun için 444 0 333 telefondan destek alabilirsiniz. Sanal kart oluşturmak için ise internet şubesini kullanabilirsiniz.

Html form ile mail gönderme

HTML bir websiteniz varsa ekstra koda ihtiyaç duymadan mail gönderme büyük bir ihtiyaç olabiliyor. İnternette araştırma yaparken bulduğum bu yöntem oldukça kullanışlı. Gmail servisinden yararlanılarak kullanılabilir olan bu uygulama https://github.com/dwyl/learn-to-send-email-via-google-script-html-no-server linkinde detaylıca anlatılmıştır. Hem not defterimde yer etsin hem de ihtiyaç duyanlara yardımcı olsun diye bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Paylaştığım bağlantıda herşey detaylıca anlatılmış.

PTT UETS (Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi) Hesap Bilgileri Kaydedilmiyor

Cuma gününden beri (22.03.2019) PTT UETS hesabımdan Hesap Bilgilerimi değiştirmeye çalışıyorum fakat her ne kadar hata vermese de yaptığım değişiklikler kaydedilmiyor. Bunun için ilgililerle telefon bağlantısı kurup konuştum. Sorun genel bir sorun ve sistemsel bir sıkıntı var. En geç 26.03.2019 salı gününe kadar sorunun çözüleceğini bildirdiler.

Güncelleme: 27.03.2019 tarihinde yine problem çözülmemişti. etebligat.destek@ptt.gov.tr adresine e-mail attım. Bir müddet sonra problem çözüldü. Aynı problemi hala yaşıyorsanız telefon veya e-mail yoluyla iletişime geçmenizi öneririm. İletişim adresleri şöyle;

E-Posta: etebligat.destek@ptt.gov.tr

Telefon: 0312 509 50 00

Esselam – Mukaddes Hayattan Levhalar – Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek peygamber efendimiz (S.A.S.) için 63 levhadan oluşan manzum bir eser hazırlamış. Bu 63 levhada hem O’nun (SAS) hayatından kesitler hem de hadisler yer alıyor. Ayrıca kitabın hem başındaki takdim kısmı hem de sonundaki vasiyet kısmı kesinlikle okunmalıdır. Eser bir çırpıda okunacak bir eserdir.

Kendi Gök Kubbemiz – Yahya Kemal Beyatlı

Uzun süredir bir kitabını okumayı düşünüyordum Yahya Kemal’in kısmet bu zamanaymış. Anladığım kadarıyla kitaplarının bir çoğu o öldükten sonra kendi ismine kurulan enstitü tarafından kitaplaştırılmış. Bu kitap da onlardan bir tanesi. Çokça kullandığı kendi gök kubbemiz kitabının ismi. Kitap üç bölümden oluşuyor. Kendi Gök Kubbemiz, Yol Düşüncesi ve Vuslat. İlk bölümdeki şiirler sanki bir tarih kitabı, Mohaç’tan giriyor Çanakkale’den çıkıyor yazar. Geçmişinden de bir hayli gurur duyuyor, milliyetçi. Zaten kökü mazide olan atiyim sözü de anlatıyor bunu. İkinci bölüm ölüme kaymış biraz, son bölüm ise sevda ve aşk şiirlerinden oluşuyor. Yahya Kemal Beyatlı türk şiirinin olmazsa olmazlarından biri. Demem o ki okumak, bilmek gerekiyor onu. Kitapta özellikle beğendiğim ve not aldığım şiirlerse şunlardır;

  • Süleymaniye’de Bayram Sabahı
  • Itri
  • Bir Başka Tepeden
  • Akıncı
  • Akşam Musikisi
  • Eylül Sonu
  • Sonbahar
  • Düşünce
  • Sessiz Gemi
  • Rindlerin Akşamı
  • Uçuş
  • Gezinti
  • Düşünüş
  • Maverada Söyleniş.

Süleymaniye’de Bayram Sabahı

Yahya Kemal Beyatlı’nın Kendi Gök Kubbemiz isimli kitabının ilk şiiri. Zaten kitap da ismini ismini bu şiirin üçüncü mısrasından almış. Metin kitabın 1988 baskısından alınmıştır.

Artarak gönlümün aydınlığı her sâniyede,
Bir mehâbetli sabâh oldu Süleymâniye’de.
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mâvileşen manzaradan,
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her ân aradan.
Gecenin bitmeye yüztuttuğu andan beridir,
Duyulan gökte kanad, yerde ayak sesleridir.
Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garîb âlem bu!..
Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu…
Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık,
Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık;
Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya.
Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor,
Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor.
Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı
Adamış sevdiği Allâh’ına bir böyle yapı.
En güzel mâbedi olsun diye en son dînin
Budur öz şekli hayâl ettiği mîmârînin.
Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,
Seçmiş İstanbul`un ufkunda bu kudsî tepeyi;
Taşımış harcını gaazîleri, serdârıyle,
Taşı yenmiş nice bin işçisi, mîmâriyle.
Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne,
Uhrevî bir kapı açmış buradan gökyüzüne,
Tâ ki geçsin ezelî rahmete rûh orduları..

Bir neferdir, bu zafer mâbedinin mîmârı.

Ulu mâbed! Seni ancak bu sabâh anlıyorum;
Ben de bir vârisin olmakla bugün mağrûrum;
Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi;
Kubben altında bu cumhûra bakarken şimdi,
Senelerden beri rü’yâda görüp özlediğim
Cedlerin mağfiret iklîmine girmiş gibiyim.
Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını;
Büyük Allâhı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses;
Yükselen bir nakarâtın büyüyen velvelesi,
Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!.

Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr’i;
Ne kadar sâf idi sîmâsı bu mü’min neferin!
Kimdi? Bânîsi mi, mîmârı mı ulvî eserin?
Tâ Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
Yüzü dünyâda yiğit yüzlerinin en güzeli,
Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz;
Vatanın hem yaşayan vârisi hem sâhibi o,
Görünür halka bu günlerde tesellî gibi o,
Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde.

Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri,
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
Üsküdar’dan mı? Hisar’dan mı? Kavaklar’dan mı?
Bursa’dan, Konya’dan, İzmir’den, uzaktan uzağa,
Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa;
Şimdi her merhaleden, tâ Beyazıd’dan, Van’dan,
Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
Ne kadar duygulu, engin ve mübârek bu seher!
Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer,
Dinliyor hepsi büyük hâtırâlar rüzgârını,
Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.

Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
Kosova’dan, Niğbolu’dan, Varna’dan, İstanbul’dan..
Anıyor her biri bir vak’ayı heybetle bu an;
Belgrad’dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar’dan mı?
Son hudutlarda yücelmiş sıra – dağlardan mı?

Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!.
Adalar`dan mı? Tunus’dan m, Cezâyir’den mi?
Hürr ufuklarda donanmış iki yüz pâre gemi
Yeni doğmus aya baktıkları yerden geliyor;
O mübârek gemiler hangi seherden geliyor?

Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine.
Çok şükür Tanrıya, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşayanlarla berâber bulunan ervâhı.

Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.

YAHYA KEMAL BEYATLI

Can Veren Pervaneler 2

Evet tüm seriyi okumakta kararlıyım. İlk kitaba göre daha hafif bir kitap olmuş. Sayfa sayısı 120 civarında ama sayfalardaki resimleri de hesaba katarsak yarıya indirerek söyleyebiliriz. Bir çırpıda okunuyor. İçerisinde çok güzel anekdotlar bulunuyor. Tabiiki tavsiye ediyorum. 🙂