Mete Yarar ve Ceyhun Bozkurt‘un hazırladığı bu kitap ropörtaj şeklinde ilerlemektedir. Genel olarak 2015 Temmuz’dan sonra Güneydoğu’da yaşanan olayları anlatmaktadır. Askerimizin verdiği destansı mücadele yaşanmış olaylarla anlatılıyor. Ayrıca olaylar sırasında bölgede sıkça bulunma fırsatı yakalayan Mete Yarar bölge halkıyla ilgili de çarpıcı bilgiler vermektedir. Her ne kadar olayları medyadan takip etsek de içinde olmayınca farkında olamadığımız bir çok nokta olabiliyor. Kitap bu noktaların farkına varmamıza yardımcı oluyor. Ayrıca kitabın sonundaki çözüm süreci kronolojisi birbiriyle bağlantısız gibi görünen birçok olay arasındaki bağlantıyı kurmamıza da yardımcı oluyor. Tavsiye ettiğim bir kitaptır.
Yukarıdaki kural ile apache web sunucusuna gelen buharic.com haricinde gelen tüm istekler 443 portuna (https) yönlendirelecektir. Bu kural ile buharic.com isteği gelirse alttaki kurallar çalıştırılmayacak bu sayede yönlendirme yapılmayacaktır.
Mona Rosa, siyah güller, ak güller;
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Monna Rosa, siyah güller ak güller!
Ulur aya karşı kirli çakallar,
Bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var,
Yağmur iğri iğri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.
Açma pencereni, perdeleri çek;
Mona Rosa, seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmeme için yetecek;
Anla Monna Rosa ben öteliyim…
Açma pencereni perdeleri çek.
Zeytin ağacının karanlığıdır
Elindeki elma ile başlayan…
Bir yakut yüzükte aydınlanan sır,
Sıcak ve minnacık yüzündeki kan,
Zeytin ağacının karanlığıdır.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar,
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallarda durur,
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi…
Ellerinden belli olur bir kadın.
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların.
Zaman çok çabuk geçiyor Monna;
Saat on ikidir, söndü lambalar.
Uyu da turnalar gelsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar;
Zaman çok çabuk geçiyor Monn
Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine;
Kiminin rengi ak kiminin rengi sarı.
Ah, beni vursunlar bir kuş yerine!
Akşamları gelir incir kuşları.
Ki ben, Mona Rosa, bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar… su kenarında
Ki ben, Mona Rosa, bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa;
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza,
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler…
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı,
Artık inan bana muhacir kızı.
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak;
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış,
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak.
Altın bilezikler, o korkulu ten,
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne;
Bir tüy ki, can verir bir gülümsemen,
Bir tüy ki, kapalı geceye güne;
Altın bilezikler, o korkulu ten.
Mona Rosa, siyah güller, ak güller;
Gülcenin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister;
Ah, senin yüzünden kana batacak,
Mona Rosa, siyah güller ak güller!
İlk satırda backup’ın hangi dizine alınacağını belirliyoruz. İkinci satırda ise öncelikle bağlanacağımız postgresql veri tabanının şifresi, pg_dump binary’sinin bulunduğu dizin, sunucunun ip adresi yada hostname’i, veri tabanı kullanıcısının ismi, veri tabanının ismi yazıldıktan sonra backup’ın sıkıştırılma formatı olarak gzip belirleniyor ve backup’ın alınacağı dizine scriptin çalıştırılma tarihi ve saati eklenerek kaydediliyor. Scripti hazırladıktan sonra cron job olarak olarak ekleyip bu işlemi otomatikleştirebilirsiniz. Cron’a aşağıdaki şekilde eklediğiniz iş ile saat 12 ve 18’de olmak üzere günlük iki adet backup alacaktır.
30 12,18 * * * bash /root/backup.sh
Aşağıdaki cron job’ı ise her dakika çalışmaktadır.