60 Yıllık İttifakta Son gün Hawler – Mete Yarar

0000000636503-1

Ülkemizdeki menfur 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, çok değerli bilgileri ilk olarak vererek ve yaptığı değerli yorumlarla dikkatleri üzerine çeken Mete Yarar’ın ilk baskısını Mart 2015’te yapan kitabı hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum. Malumunuz Mete Yarar eski bir bordo bereli, şu anda ise güvenlik uzmanı olarak çalışmaktadır. Kitap 16 Mart 2016 gününün 20 saatlik bölümününde yaşananları anlatıyor. Bu tarihi değerlendirirken kitabın 2015’te yazıldığını dikkate almak gerekir tabi ki. Kurgu bir roman şeklinde ilerliyor kitap ve Amerika’nın İncirlik Üssü’nü Irak’a taşımasını konu alıyor. Özellikle günümüzdeki Amerika ile yaşadığımız gerilimi düşünecek olursak çok tutarlı çıkarım ve tahminler yapılmış diye düşünüyorum. Ayrıca bu tarz kurgu romanların ülkelerin strateji geliştirmesine de katkıda bulunacağını düşünerek okumanızı tavsiye ediyorum.

Next Minix Amigo HD Uydu Alıcı Güncelleme

next-minix-hd-amigo-full-hd-sat-receiver-usb-iptv-lan-kartenleser-apps

Bugün bayadır güncelleme yapmadığım Next Minix Amigo HD uydu alıcımı güncelledim. Aşamaları ve karşılaştığım problemleri buradan paylaşacağım.

Öncelikle ne olur ne olmaz düşüncesiyle mevcut kanalları USB belleğe yedeklemek istedim. Bu amaçla 16 GB USB belleği uydu alıcıya taktım. Güncelleme > USB’den güncelleme‘yi seçtim. Daha sonra Kanalları Yedekle‘yi seçtim. Bu esnada bilinmeyen disk dosya sistemi hatasıyla karşılaştım (hata, checking partition please later şeklinde de olabilir) ve yedekleme gerçekleştirilemedi. USB’nin dosya formatından olabilir düşüncesiyle dosya formatını kontrol ettim. Dosya formatı doğru biçimde, FAT32 formatındaydı. Belki USB belleğin boyutu büyük gelmiştir düşüncesiyle 8 GB farklı bir USB bellekte aynı işlemi gerçekleştirdim ve bu kez yedek alındı (Sorun ya USB belleğin boyutunda yada kendisindeydi).

Daha sonra USB belleği bilgisayara takıp yedeği bilgisayara attım. Next Minix Amigo HD uydu alıcının web sitesine girerek yazılım ve kanal listesi dosyalarını inceledim. Sağolsun Next’in desteği bu konuda çok iyi. Sürekli güncellemeler geliyor. Siteyi incelediğimde güncel kanal listesinin, güncel yazılımdan daha eski olduğunu gördüm. Bu durumda sadece yazılımı güncellemenin hem yazılımı hem de kanal listesini güncelleyeceğini düşünerek, güncel yazılımı indirdim ve USB belleğe attım. Uyduya belleği takıp yine Güncelleme > USB’den Güncelleme seçeneğini seçtim. Belleğe attığım güncel yazılımın üzerine gelip OK tuşuna bastım. Güncelleme başladı bir dakika kadar sürdükten sonra uydu güncel bir şekilde yeniden başladı. Hem yazılım hem de kanal listesi düşündüğüm şekilde güncellendi. Kanal listesinin sıralı olması da ayrıca güzel oldu diyebilirim.

Yalnız güncellemede sanırım radyo kanalları bulunmuyormuş, ben ekstra olarak sadece TÜRKSAT radyo güncellemesini yaptım ve sırasını değiştirmek istediğim kanalların sırasını değiştirdim.

Ürünün güncelleme desteğinin güzel olmasından dolayı bu ürünü uydu alıcısı almak isteyenlere tavsiye ediyorum.

Karar Odası – Selman Kayabaşı

karar-odasi

Karar Odası, Selman Kayabaşı‘nın daha önce yazdığı Operasyon kitabının devamı niteliğinde. Seri bir üçüncü kitap ile de devam edecekmiş. Kitapta ülkemiz üzerinde İngiltere ve Amerika’nın kurmak istediği hakimiyet hikaye şeklinde anlatılmakta, bu ülkelerin arka plandaki hamlelerinden bahsedilmektedir. Kitapta bir nevi hikaye ile gerçek hayat birleştirilmiş ve anlatım bu şekilde yapılmıştır. Ülkeyi yöneten liderler, faili meçhul cinayetler ve arka planda yaşananlar insanların tefekkür etmesine de kapı aralıyor. Bütün bu olanların bölgedeki petrolle bağlantısı da kurulmuş. Bunun yanında Mustafa Kemal, Mehmet Akif ve II. Abdülhamid‘e ve yaşadıkları olaylara farklı bir açıdan bakmak üzere, hikaye bilinenlerin aksi şekilde (resmi ve resmi olmayan tarihe) ilerlemiş ve bizlere farklı bir bakış açısı sunulmuştur. Kitap Aliya İzzetbegovic ve Bosna ile son bulunmakta. Bosna Savaşı sırasında yaşananlardan alıntılar yapılmış. Ne yalan söyleyeyim orada yaşananların küçük bir kız çocuğunun gözünden anlatıldığı mektubu okuyunca gözlerin yaşardı. Batı’nın Bosna Savaşı’ndaki iki yüzlülüğünü tekrar hatırladım.

Tarihi, gününümüzü ve geleceğimizi planlayabilmek için iyi okumalıyız.

Raspberry Pi / Linux : Change mac address permanently

To change mac address of raspberry pi, edit /etc/network/interfaces file as shown below;

auto eth0
iface eth0 inet dhcp
hwaddress ether 00:00:00:00:00:00 # (mac address)

And then reboot the pi. It’s ok.

Some Iptables Commands

allow an IP to traffic –> sudo iptables -I INPUT 1 -s 192.168.5.6 -j ACCEPT 
allow an IP to traffic –> sudo iptables -I INPUT 1 -s 192.168.5.7 -j DROP 
allow to reach a port –> sudo iptables -A INPUT -p tcp –dport 993 -j ACCEPT 
allow server to ping –> sudo iptables -A INPUT -p icmp –icmp-type echo-request -j ACCEPT 
delete a rule –> sudo iptables -D INPUT sequence_number_of_the_rule

31 Mart’ın Gizlenen Yüzü – Mustafa Turan

31mart

İdam Sehpalarına Sığınan Hürriyet Kahramanları 31 Mart’ın Gizlenen Yüzü Kitabı 31 Mart Vakası’nın canlı şahit ve mağduru zamanın askerlerinden Mustafa Turan tarafından 1960‘lı yıllarda yazılmıştır. Kitap adından da anlaşılacağı üzere hatırattır. Hatıratlar her ne kadar tarafsız değillerse de tarihin bir parçası olarak değerlendirilip, resmi tarih yazılırken kesinlikle hatıratlardan yararlanılmalıdır.

Yazara göre 31 Mart Vakası’nın arkasında yahudiler var. Yahudiler, Sultan II. Abdülhamid Han‘a teklif ettikleri büyük bir rüşvet karşılığında dahi yerleşmeleri için izin alamadıkları bugünkü İsrail topraklarına, sultanı tahttan indirmeden elde edemeyeceklerini anladıklarında tek amaçları bu olmuştu. Türlü entrikalarla bunu başardılar ve ülkeyi kaosa götürdüler. İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından girişilen bu macera 1. Dünya Savaşı ile son buldu. 31 Mart Vakası olduğu zamanlarda ülke içerisinde türlü gruplar var. Abdülhamit Han’ı savunanlar, iyi niyetli hürriyet savunucuları (ki oyuna geldiklerini sonradan anlayacaklardır), ülkenin parçalanması amacıyla hürriyeti bahane etmiş olan dönmeler. Velhasıl 31 Mart Vakası kaderin tecellisi olarak gerçekleşmiş ülke hürriyet savunucularının söylediklerinin aksine daha da baskıcı bir duruma gelmiştir. Siyasi suçlarından dolayı hiç kimsenin idam cezasına onay vermeyen Sultan Abdülhamid döneminin aksine yargısız infaz edilen onlarca kişiden de bahsetmiştir yazar. Ne diyelim kaderin tecellisidir sonuçta. Şunu biliyorum ki zaman geçtikçe Sultan II. Abdülhamid’in değeri daha fazla anlaşılacak, yapmak istediklerinin ne kadar doğru ve isabetli olduğu idrak edilecektir.