AVANOS İLÇESİNİN FİZİKİ COĞRAFYA AÇISINDAN MONOGRAFİSİ

Giriş

Nevşehir, İç Anadolu Bölgesi’nin Orta Kızılırmak Bölümünde yer almaktadır. Çalışma alanı olan şehrin ise komşu yerleşmelerle olan yönetsel sınırı kabaca, kuzeyde Çat, Nar ve Sulusaray, doğuda Göreme ve Uçhisar, güneyde Göre ve Boğazköy, batıda Balcın ve Alacaşar belediyeleri yönetsel alanı sınırıyla çevrelenmiştir. Şehrin eski isminin “Nyssa” olduğu ileri sürülmektedir. Bölgenin Osmanlı idaresine girmesinden sonra Nyssa yerini “Muşkara” adlı bir köye bırakmıştır. XVIII. yüzyılda Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın sadrazam olmasıyla birlikte hızlı bir şehirleşme sürecine giren Muşkara’nın adı “yeni şehir” anlamında “Nevşehir” olarak değiştirilmiştir. Nevşehir’de belediye geçici hizmet sınırı içerisindeki yerleşim alanı 24,04 km²’lik bir yer kaplamaktadır. Belediye yönetsel alan sınırı ise 92,66 km²’dir. Şehir 2015 yılı itibariyle 21 mahalleye ve 98.713 kişilik bir nüfusa sahiptir (ŞIKOĞLU, 2017; ŞIKOĞLU & ARSLAN, 2019).

Bu çalışmada Nevşehir’in kültürel, coğrafik vb. açıdan önemli ilçelerinden biri olan Avanos İlçesinin Fiziki Coğrafya Açısından Monografisi verilmiştir.

Lokasyon Özellikleri

Avanos, İç Anadolu Bölgesi’nin Orta Kızılırmak Bölümü ve Kapadokya sınırları içinde yer alır, Nevşehir İli yönetim sınırları içerisindedir (ŞIKOĞLU & ARSLAN, 2019). Merkeze uzaklığı 17 km’dir. Avanos, kuzeyden Kozaklı, güneyden Nevşehir ve Ürgüp, doğudan Kayseri ve Yozgat illeri, batıdan ise Hacıbektaş ve Gülşehir İlçeleri ile komşudur. Avanos, ülkemizin en uzun ırmağı olan Kızılırmak’ın her iki kıyısında yer alan taraça yüzeylerinde kurulmuştur. Irmak yatağı ve kenarı bir yerleşme olarak Avanos tarihte stratejik öneme sahiptir ve hatta yer altı geçiş potansiyeli de taşımaktadır (KOCALAR, 2018). Bölgenin matematiksel koordinatları 38° 43′ Kuzey Enlemi ve 34° 51′ Doğu boylamıdır. Yüzölçümü 1045 km2’dir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006). İlçe merkezinin rakımı 910 m’dir (GÖKDOĞAN & BARAN, 2014). Daha önce Kırşehir’e bağlıyken (ŞAHİN, 2014) 1954 yılında Nevşehir’in il olmasıyla birlikte Nevşehir iline bağlanmıştır. Nevşehir iline ait lokasyon haritası Şekil-1’de verilmiştir.

Avanos Kızılırmak nehrinin kuzey ve güney kıyıları boyunca kurulmuştur. Yerleşmenin ilk çekirdeği Kızılırmak’ın kuzeyinde oluşturulmuştur. Ardından kent zamanla ırmağın güneyindeki birinci sınıf tarım arazisi üzerinde genişlemeye başlamıştır. Ulaşım bakımından elverişli bir konumda olan kent, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu Ege ve Akdeniz’e bağlayan Kayseri–Nevşehir–Aksaray karayolu güzergahı üzerindedir. Avanos, Kızılırmak vadisini izleyen 950 m izohipsine denk gelen yükselti basamağında kurulmuştur (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos kenti kuzeyde Maltepe (1035 m), güneyde Topraktepe (1043 m), doğuda Karaseki (997 m) ve Beşiktepe (991 m), batıda ise Bekçitepe (995 m) yükseltileri ile sınırlandırılmıştır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006). Şekil-2’de Avanos’un bucak ve köylerinin görülebileceği harita verilmiştir.

Jeolojik ve jeomorfolojik Özellikler

Ürgüp-Avanos-Uçhisar arasının ana jeomorfolojik birimlerini yapısal platolar, glasiler ve Kızılırmak Vadisi oluşturmaktadır. Yapısal plato ve Pleistosen glasilerinde açılmış olan vadi yamaçlarında peribacaları ve badlands topografyası gelişmiştir. Yöre jeomorfolojisi ana hatları ile Üst Miosen’de başlayan ve Pliyosen’de paroksizma dönemine erişen patlamalı volkanizma ile belirmeye başlamış ve bu dönem tüf ve ignimbiritlerin Neojen yaşlı gölsel sedimanlarla ardalanmasının oluşturduğu yapısal plato düzlüklerinin şekillenmesiyle sonuçlanmıştır. Üst Pliyosen-Günümüz arasında flüvyal açınım süreçleri yapısal platoların morfolojisini olumsuz yönde değiştirerek, glasilerin gelişimiyle sonuçlanmıştır. Kızılırmak, Üst Pliyosen’den günümüze kadar yörenin şekillenmesini belirleyici rol oynamıştır. Peribacalarının plato yamaçları ve Pleistosen yaşlı glasilerde açılmış olan vadilerin tüf volkan külü, ignimbirit, lahar gibi piroklastiklerin yüzeylediği alanlarda gelişme gösterdiği ortaya konmuştur. Peribacalarında tüf, tüfit, volkan külü gibi kaynaklanmamış piroklastiklerin gövde; lahar ve ignimbiritlerin ise takke kayaçlarını meydana getirdikleri gözlenmiştir. Peribacaları’nın gelişiminde, yarıkurak iklim şartları altında meydana gelen seyelan ve sellerin etkili oldukları ortaya konmuştur. Gerek peribacalarında gerekse kaya kiliselerindeki yıkılma ve bozulmalara kanyon vadilerde meydana gelen sellenmelerin neden olduğu saptanmıştır. İnsan faaliyetlerinin jeomorfolojik evrimin yok oluş sürecini hızlandırıcı etki yaptığı sonucu ortaya çıkmıştır. Uygulamalı jeomorfolojik sorunlara nedenleri saptanarak etkilerini en aza indirgemeyi amaçlayan öneriler getirilmiştir (EMRE & GÜNER, 1985).

Avanos’a bağlı Sarıhıdır ve Çiftedam yerleşmeleri arasında kalan alan, Kapadokya Volkanik Yöresi olarak adlandırılan (Toprak, 1994) bölge içerisinde bulunmaktadır. Kızılırmak Vadisi, ignimbiritlerle ara tabakalı, GeçOrta Miyosen ve Erken Pliosen yaşlı gölsel-flüvyal sedimenter içerisinde açılmıştır. Bu nedenle Kızılırmak, Geç-Orta Miyosen ve Erken Pliosen formasyonlarından daha genç olan Geç Pliosen’de kurulmuştur (Doğan, 2010). Nehir, Kırşehir Fay Sistemi’nin güneydoğu kesimini temsil eden Neotektonik rejimin doğrultu atımlı en önemli yapılarından olan Salanda Fay Zonu içerisine bulunmaktadır (Görendağlı, 2010).

Avanos’u da içine alan Kapadokya bölgesinin gelişmiş ve yok olmuş birçok medeniyet ile halen süre gelen yaşam faaliyetlerini etkileyen, kontrol eden en önemli etkenlerden biri de bölgenin jeolojisi ile jeomorfolojisidir (DİRİK, 2009). Bölge, İç Anadolu Bölgesi’nin Orta Kızılırmak Bölümünde yer almaktadır (ŞIKOĞLU & ARSLAN, 2018). Şehrin yakın çevresinin jeomorfolojik görünümü, volkanizma ve tektonizma gibi iç etken ve süreçlerin yanında, aşındırıcı dış faktörlerin etkisiyle şekillenmiştr. Şehir, genel İtbariyle volkanik plato üzerinde yer almaktadır.

Avanos, deniz seviyesinden yaklaşık 920 m yükseklikte, Kızılırmak nehrinin iki tarafında kurulmuştur. Yerleşmenin ilk çekirdeği, Kızılırmak’ın kuzey tarafındaki İdiş Dağı’nın eteklerinde ortaya çıkmıştır. Irmağın kuzeyindeki sahanın zamanla toprak kayması, sel gibi doğal afetlere maruz kalması ile burası Afet Alanı ilan edilmiştir. Daha sonra yerleşme ırmağın güneyindeki I. sınıf tarım arazisi üzerinde gelişme göstermeye başlamıştır. Yerleşmenin ırmağın güneyine doğru yayılması ve günümüzde de bu kısımda gelişme göstermesinde, Kayseri – Nevşehir – Aksaray devlet karayolu da etkili olmuştur (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Bölge, III. Jeolojik Zaman sonu ile IV. Jeolojik Zaman başlarında etkili olan volkanizma hareketlerinden etkilenmiştir. İç Anadolu Bölgesi’ndeki kuzeydoğu – güneybatı yönünde uzanan bir kırık hattı üzerinde yer alan Erciyes Dağı (3937 m), Melendiz Dağı ve Hasan Dağı yer alır. Burası Toros Kıvrım Kuşağı ile İç Anadolu düzlüklerinin temas yeridir. Bu yanardağlar, Alp Orojenezi sırasında, Toros Dağları yükselirken meydana gelen kırıklardan, magmanın çıkması sonucu oluşmuştur. Erinç’e göre, İç Anadolu’daki bu volkanlar jeolojik bakımdan genç volkanlar iken Erciyes, jeolojik anlamda genç ama jeomorfolojik bakımdan geniş ölçüde tahribe uğramış bir volkanik yapıdır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Erciyes Dağı, 3937 m ile Orta Anadolu’nun en yüksek dağıdır. Patlamalar sırasında Erciyes’ten çıkan volkanik materyaller, çevrede geniş bir alana yayılmıştır. Birkaç aşamada oluşan dağın yamaçlarında çok sayıda parazit koni vardır. Ayrıca doğu kısmında glasiyal topoğrafya şekillerine rastlanır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Bölge doğuda Erciyes ile güney ve güney batıda Melendiz, Hasan Dağı gibi volkanlardaki patlamalar sonucu, önce volkanik tüf ile kaplanmıştır. III. Jeolojik zamanın sonu ile IV. Jeolojik zamanın başında gerçekleşen bu olayları yine aynı dönemde bu dağlardan çıkan andezit, granitin çevreye yayılması izlemiştir. Daha sonra devreye akarsu ve rüzgar aşındırması gibi morfodinamik süreçler girmiştir. Bu iki dış kuvvetin volkanik tüfü uzun bir zaman süreci içinde aşındırması ile araştırma sahamızda peribacaları ve badlans (kırgıbayır) denilen topografya ortaya çıkmıştır. Avanos, bugün bu volkanların faaliyetleri sonucu meydana gelen volkanik platoların Kızılırmak nehrinin yardığı alanda gelişme göstermektedir. (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Kırşehir’in doğusunda Mucur, Arabsun, Ürgüp, Nevşehir ve Avanos’tan Kayseri’ye doğru uzanan geniş saha içinde renkleri pembe–beyaz olan tüfler bulunmaktadır. Tüflerin içinde gözle görülebilen kuvars mineralleri vardır. Çoğu zaman 1–2 cm ve bazen 4–5 cm büyüklüğünde sünger taşı parçaları da bulunur. Kuvarsı gözle görülebilen bu taşlara liparatik tüf denmektedir. Tüfler arasında bazı omurgalı hayvan fosillerinin bulunuşu indifanın Persien esnasında olduğunu göstermektedir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos taşı denen, beyaz–yarı saydam ve sarı şeridimsi yapılı olan albatrılar; Avanos kazasının güneyinde bulunur. Bunlar, kırmızı renkli gre, marn ve killerden ibaret jipsli serinin üzerinde bulunmaktadır. Lebkuchner’in yapmış olduğu etütlere göre kırmızı killer Avanos’un kuzeyi ile kuzey doğusunu kaplamakta ve batıya doğru, yani fasiyesi arz eden, fakat rengi kırmızı olmayan tabakalar haline geçmektedir. Killeri Avanos’ta ziyadesiyle gelişmiş olan bir seramik imalatında ham madde olarak kullanılmaktadır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Her iki bölgede hakim olan kırmızı renk, büyük ihtimalle bölgedeki mineral kaynakları ile herhangi bir şekilde münasebeti olan mahalli oksidayson olayları ile izah edilebilir. Yukarıda bahsedilen serinin Neojen’e ait olması muhtemeldir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos’ un jeolojik özelliklerini özetlemek gerekirse; kuzeybatıda Neojen dönemine ait kırmızı kil galerisi, kuzeydoğuda yine Neojen zamanlı çok miktarda volkanik tüf içeren formasyonlar vardır. Bu iki formasyon, Kızılırmak’ın kuzeyinde yerleşmeyi geriden sınırlandırmıştır. Kızılırmak boyunca ise ırmağın her iki tarafında akarsu sekisi çökelleri yer alır. Bu çökeller iyi yuvarlaklanmış metamorfik, plütonik, volkanik, kireçtaşı çakıllarından oluşmuştur. Kızılırmak boyunca uzanan alüvyonlar, kentin ve ırmağın güneyinde iç kesimlere doğru genişleme gösterir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos çevresinde yükselti, 900 m ile 1100 m arasında değişmektedir. Yerleşmenin hemen kuzeyindeki Maltepe (1035 m) sahanın en yüksek kesimini oluşturmaktadır. Yerleşmenin yakın çevresindeki diğer önemli yükseltileri ise doğudaki Karaseki (997 m), batıdaki Bekçitepe (995 m) ve güneybatıdaki Topraktepe (1043 m) oluşturur (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Tüm Kapadokya gibi sahanın da görünümünde dikkati çeken en önemli morfolojik birim peribacalarıdır. Özellikle Ürgüp-Avanos-Uçhisar arası, ilgi çekici ve güzel bir görünüm arzeden peribacaları ve badlans topoğrafyası ile ve bilhassa Bizanslılar döneminde tüflerin oyulması ile yapılmış olan kaya kiliseleri ve meskenleri ile dikkat çekmiş ve bu nedenle son yıllarda da turizm açısından büyük bir önem arz etmektedir. İç Anadolu’da Kızılırmak’ın güneye doğru kavis yaptığı Avanos yöresi ve özellikle kuzey kesimindeki Neojen’e ait göl çökelleri ve bunlarla ara tabakalı volkanik malzemeler özellikle beyaz ve kırmızı riyolitik tüf, dasit tüfü, tüf-marn ardalanması, yörede tabiat harikası peribacalarının gelişmesini sağlamış ve tüf ile pekişmesi zayıf kumlu çökellerin aşınması ile de tipik badlans topoğrafyası oluşturmuştur (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Antikçağ’da “Hallys” olarak bilinen, Hititler’in “Merasantia” adını verdiği Kızılırmak araştırma sahasındaki diğer bir önemli morfolojik ünitedir. Ülkemiz sınırları içinden doğan ve denize ulaşan en uzun akarsu olan Kızılırmak 1355 km uzunluğundadır. Kızıldağ, İmranlı, Hafik yöresinin jipsli karstı Kızılırmak sularının tuzlu, bileşiminin al renkte olmasını sağlar. Antikçağ’da ırmağın adı olan Hallys de zaten tuzlu anlamına gelir. Kızılırmak, Kayseri ilinden geçerken, vadisinin daraldığı Yamula mevkiinde sulama ve elektrik üretimi amaçlı bir baraj yapılmış olup, 2003 yılında su toplamaya başlamıştır. Avanos-Gülşehir arasında doğu-batı doğrultusunda akan Kızılırmak; ineceği en güney noktaya inmiştir. Akdeniz’e en yakın olduğu çığır da burasıdır. Kuzeyde İdiş Dağı gibi Bozok Platosunun granitik kütleleri yer alırken, güneyde genç yaşta Neojen volkanik tüf katmanları bulunur (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Kızılırmak Avanos İlçesi sınırları içinde 10 km boyunca ilerlerken yer yer genişleyerek en fazla 2–3 km genişliğinde küçük kıyı ovacıkları oluşturur. Bu ovalar alüviyal ve kolüviyal toprak yapısına sahiptir. Kızılırmak’ın kuzey ve güneyinde vadiye paralel olarak bir dizilim gösteren traverten yapı yer alır. Birim, Kızılırmak’ı kuzey ve güneyden sınırlayan kırık hatları ile veya bunları verev kesen kırıklar boyunca çıkan kalsiyum karbonatlı suların çökeltileri ile ilişkilidir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Kızılırmak ile ilgili bir diğer birim, daha önce de açıkladığımız akarsu sekisi çökelleridir. Vadinin iki tarafında dağılım gösteren birimin ortalama kalınlığı 12 m civarındadır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Bölgenin jeolojik özellikleri ile ilgili çıkarımlara dolaylı yoldan Nevşehir özelinde yapılan çalışmalardan da elde etmek mümkündür (Dolap & Akın, 2019).

İklim Özellikleri

1999 -2000 yılları arasındaki Meteoroloji bülteninden elde edilen verilere göre, Avanos’ta yıllık ortalama sıcaklık değeri 10,6 °C ve yıllık ortalama yağış değeri 388.7 mm olan Avanos’ta İç Anadolu Bölgesinin karasal iklimi hüküm sürmektedir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006). Avanos’ta durum bu şekilde iken Avanos, Ürgüp ve Nevşehir istasyonlarının ortalamalarına göre alanda yıllık ortalama toplam yağış 367 mm’dir (ÖZTÜRK et al., 2019).

Bölgenin iklim özelliklerini, hava kütlelerinin mevsimlik hareketlerine bağlı planetler faktörler ile kontanilite ve oroğrafyaya bağlı coğrafi faktörler tayin eder. 38° 43′ kuzey enlemi üzerinde, ılıman kuşakta yer alan Avanos’ta da tüm Anadolu’ da olduğu gibi yazın tropikal, kışın ise polar kökenli hava kütleleri etkilidir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

İklim özelliklerinin belirlenmesinde, denize yakınlık–uzaklık, yükselti ve bakı gibi daha çok planetler faktörleri yerel değişikliklere uğratan coğrafi faktörlerin önemli etkileri olduğu bilinmektedir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Bölge ilkbaharda yüksek enlemlerden gelen soğuk hava kütlelerinin ve depresyonların etkisi altındadır. Orta Akdeniz’den gelen sıcak ve nemli hava kütleleri bu mevsimde etkin durumdadır. Güneşlenme süresinin giderek artması ve alt tabakaların ısınması ile kararsızlığı artan hava kütlelerinde konveksiyonel yağışlar görülür. Yaz mevsiminde maritim polar ve continentalpolar hava kütleleri kuzeye çekildiği için, saha tamamen tropikal hava kütlelerinin etkisi altına girer (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Sıcaklık ve yağış koşulları bakımından sonbahar yaz mevsimine benzer. Daha çok batıdan gelen hava kütlelerinin etkisi görülürse de yağışlar ilkbahardaki toplama erişmez. Soğuk mevsimin başlıca polar hava kütleleri, kuzeybatıdan sokulan maritim polar ile kuzeydoğudan Türkiye üzerine gelen continental polar hava kütleleridir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Özellikle yükselti, karasallık (denize uzaklık) ve oroğrafya gibi coğrafi faktörler iklim elemanlarında yerel değişikliklere neden olmaktadır. Araştırma sahasının kuzeyindeki 1564 m. yüksekliğinki İdiş Dağı kuzeyden gelen hava kütlelerinin sahayı doğrudan etkilemesini engellemektedir. İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan Avanos ve çevresinde, karasal iklimin özellikleri görülür (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos’ ta yıllık ortalama sıcaklık 10,6°C’dir. Yıllık ortalama sıcaklığın en düşük olduğu ay 0,6 °C ile Ocak ayıdır. En yüksek yıllık ortalama sıcaklık ise 21,3°C ile Temmuz ayıdır (Tablo 1.1., Şekil 1.4). Yıllık en yüksek sıcaklık ortalaması ise 28,2°C’ dir. Yıllık en yüksek sıcaklığa 37,6°C ile temmuz ayında rastlanır (Şekil 5). Avanos’ ta yıllık en düşük sıcaklık ortalaması ise – 8,9 °C’ dir. Yıllık en düşük sıcaklık değerine – 23,6°C ile şubat ayında rastlanır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos’ta yıllık ortalama sıcaklık değerleri Nevşehir ile karşılaştırıldığında, belirgin bir sıcaklık farklılığının olmadığı görülür. Sadece ocak ve şubat ayları sıcaklık ortalamalarının Avanos’ta biraz daha yüksek olduğu görülür. Bu durumda Avanos Kenti’nin Nevşehir’e göre rakımının daha az olmasından kaynaklanır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos ve çevresinde yaz mevsimi turizm etkinliklerinin yoğunlaştığı döneme rastlar. Bu aylardaki sıcaklıklar turizmi olumsuz etkilemez. Sonbahar, turizm etkinlikleri açısından ilkbahara oranla daha elverişlidir. Kışın düşük sıcaklıkların görülmesi nedeniyle turizm olayı azalır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos’a güneş ışınlarının yıl içinde geliş açısının minimum değeri 21 Aralık ‘ta 27º 50’, maksimum değeri 21 Haziran tarihinde 74º 44’ olarak değişir. 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde ise güneş ışınları 51º 17’ ile düşer. Avanos’ta yıllık ortalama yağış miktarı 388. 7 mm’dir. En fazla yağış 55.2 mm ile mayıs ayında düşerken en az yağış 1.4 mm ile ağustos ayında düşer (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos’ta yıllık ortalama yağış değeri (388,7 mm) Nevşehir’e (393.9 mm) göre biraz daha azdır. Bu durum da yine Nevşehir’in rakım değerinin (1260 m) Avanos’tan (920 m) daha fazla olmasından kaynaklanır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Yağışların mevsimlere göre dağılımı incelendiğinde ise en yüksek paya %38,46 ile (149.5 mm) ilkbahar mevsimi sahiptir. Yağışların %35,76‘sı (139 mm) kış mevsiminde, %14,63’ü (56.9 mm) sonbaharda, %11,1’i (43.3 mm) ise yaz mevsiminde düşer (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos ve çevresinde yağış özelliklerinin de turizm üzerinde olumsuz etkisi yoktur. Yazın, sıcak ve az yağış alması turizmi olumlu etkiler. İlkbaharda konvektif yağışlar görülse de bu yağmurlar havayı serinletir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Araştırma sahası kışın güney sektörlü rüzgarlar etkinlik kazanırken, kuzey sektörlü rüzgarlar düşük frekansta seyreder. Yazın ise güney sektörlü rüzgarların frekanslarında düşüş, kuzey sektörlü rüzgarlarda artış görülür. Avanos ilçesinde hâkim rüzgâr yönü kuzeydoğu ve güney batıdır.  Yıllık ortalama rüzgâr hızı ise 3,2 m/sn’dir. En yüksek rüzgâr hızı ise 4,7 m/sn ile ocak ayına aittir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos’ta yıllık ortalama kar yağışlı günler sayısı 16.4, karla örtülü günler sayısı 29.1, en yüksek kar örtüsü kalınlığı 55 cm’dir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Thorntwaite’in iklim tasnifine göre, Nevşehir ve çevresinin iklim tipi C2 B1 s2 b3 ‘dir. Yani kurak-az kurak arasında, birinci dereceden mezotermel, su eksiği yaz 31 mevsiminde ve deniz etkisine yaklaşan, kontinentalitenin etkisinde kalan bir iklim tipidir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Erinç’e ait aylık ve yıllık indislerin gidişine göre; Aralık, Ocak, Şubat, Mart ayları çok nemli, Nisan, Mayıs, Kasım ayları yarı nemli; Haziran ve Ekim yarı-kurak; Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları ise tam kurak geçen aylardır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Bitki Örtüsü Özellikleri

İç Anadolu Bölgesi ve dolaylı olarak Avanos, İran–Turan Fito-coğrafya Bölgesi sınırları içinde yer almaktadır. Araştırma sahasında İç Anadolu Bölgesinin karasal iklimi hüküm sürmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise kar yağışlı ve soğuk geçen çalışma sahasında yazın kuruyan otsu bitkiler (step) geniş yer tutmaktadır. İdiş ve Ötedikme Dağlarını kaplayan az miktardaki meşe ve karaçam topluluğu da, ilçedeki çömlek fırınlarında yakacak olarak kullanılması sonucunda zamanla yok edilmiştir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos’ta geniş alana yayılmış olan step formasyonu, genel olarak ilkbaharda yeşerip haziran ayında kuruyan geven (Astragalus), kekik (Thymus sp.), yavşan (Artemisia) gibi bitkilerden oluşur. Kızılırmak vadisi boyunca söğüt, kavak, titrek kavak, iğde, servi gibi çalı ve ağaççık türlerinden oluşan suyu seven (Higrofil) bitkiler yaygınlık gösterir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Hidrografya Özellikleri

Bölgenin en önemli akarsuyunu Kızılırmak oluşturur. Avanos’un saha sularını Kızılırmak nehri ve kolları drene etmektedir. İç Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Kızılırmak Bölümü’nde Kızıldağ’dan doğan Kızılırmak, Orta Kızılırmak Bölümünde bir yay çizer. Avanos bu yayın çizildiği alanda kurulmuştur. Dolayısıyla hidrografik açıdan Kızılırmak havzasına tabidir. Ülkemizin en uzun nehri olan Kızılırmak, Avanos sınırları içinde 10 km. boyunca yer yer genişleyerek küçük kıyı ovaları oluşturur. Çevreden Kızılırmak’a bazı dereler (Derbent Çayı, Zelve Çayı vb.) karışır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Kızılırmak, en yüksek akım değerine ilkbahar mevsiminde ulaşır. Yaz sonu ve sonbahar başları akım değerinin en düşük olduğu dönemdir. Kızılırmak ve ona Avanos’ un yakın çevresinden katılan derelerin akım ve rejimi üzerinde iklim elemanları önemli rol oynar. Araştırma sahamızdaki akarsuların rejimi, plüviyo–nival yani karma rejimli özelliktedir. Şüphesiz akım ve rejim değerlerinde Kızılırmak’ın yukarı çığırı da etkiler. Avanos-Kayseri arasında, Kayseri’nin 25 km kuzeybatısında Yemliha Köyü yakınlarında Kızılırmak Nehri üzerine Yamula Barajı yapılmıştır. Barajda 27 Aralık 2003 tarihinde su tutulmaya başlanmıştır. Bu durum da Kızılırmak’ın Avanos İlçe sınırları içindeki kesiminde akım miktarının düşmesinde etkili olmuştur (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos Kent merkezi içerisinden geçen Kızılırmak yerleşme sahasını iki kısıma ayırmaktadır. Irmağın kuzeyindeki, yöre halkının deyimiyle Eski Avanos ile ırmağın güneyindeki yerleşme sahası arasındaki ulaşım iki köprü ile sağlanmaya çalışılmaktadır. Bunlardan Taşköprü, oldukça dar olmasına rağmen ırmağın iki tarafındaki karayolu ulaşımını yürütmektedir. Yine ırmak üzerindeki asma halatlı tahta köprü ise yayaların karşılıklı geçişini sağlamakta olup daha çok turistik bir görünüme sahiptir (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Geçmişte, Kızılırmak’ın akım değerlerinin yükseldiği bahar mevsimlerinde taşkınlar meydana gelmekte idi. Bu nedenle ırmağın kuzeyindeki vadi yatağına taşlarla setler örülmüştür. Günümüzde ise özellikle Yamula (Yemliha) Barajı’nın yapılması ile Kızılırmak’ın akım değerlerinde belirgin bir düşüş yaşanmıştır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006). Son yıllarda Kızılırmak havzasında yapımı hız kazanan hidroelektrik santralleri sebebiyle bölgenin suyu ilgilendiren doğal yapısında değişim olmakta ve bu değişimin sürmesi beklenmektedir (BALCI & DEMİR, 2012). Ayrıca bölgenin hidrojeokimyasal özellikleri ile alakalı da çalışmalar mevcuttur (KARA, 2013).

Toprak Özellikleri

Yörede kumlu-tüflü topraklar ile Kızılırmak’ın biriktirmesi ile oluşmuş alüviyal topraklar yaygındır. Bölgenin geniş bir alanda toprakların ana materyalini iç püskürük kayalar teşkil etmektedir. Arazinin çok büyük bir kısmı volkaniktir. Topografya, iklim vb. şartların altında değişik renk ve karakterde topraklar teşekkül etmiştir. Litoloji, topografya ve drenaj şartlarının etkisini yansıtan intrazonal topraklar araştırma sahasının hemen kuzeyindeki tepelik alanlarda yayılış gösterir. Sahada, azonal topraklar ise yeterli oluşum süreci geçirmemiş genç depolar üzerinde yayılış gösterir. Kızılırmak vadisi çevresinde ise ırmağın taşkın ve milleme yaptığı sahalarda milli, killi ve çakıllı materyallerden oluşan alüviyal topraklar bulunmaktadır. 1. sınıf tarımsal arazi olan bu toprakların bir kısmı üzerinde Avanos Kenti gelişme göstermektedir. İklim şartlarını yansıtan zonal topraklar, Kızılırmak’ın taşkına uğramayan kesimlerinde görülür. Sıcak yaz ve soğuk kış dönemi ile 388.7 mm’lik yağış kestane renkli toprakların gelişmesini sağlamıştır (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Yakın çevreden çıkarılan, kolayca işlenebilen ve sudan korunduğu zaman uzun yıllar dayanabilen yöre dili ile kişi, kemer taşı denilen taştan yapılan geleneksel evler de Avanos’un kuruluşunda yakın çevrenin doğal çevre özelliklerinin etkilerini açıkça göz önüne serer (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

Avanos ve çevresindeki toprak yapısı kentin ekonomik yapısına da önemli etkilerde bulunmuştur. Gedik, Burabayır, Cinderesi ve Kızılören mevkilerinde, Kızılırmak’ın eski yataklarından elde edilen killi toprak, Avanos’un tüm dünyaca Çanak-Çömlek Diyarı olarak tanınmasına neden olmuştur. Zaten Kızılırmak’ın kavis çizdiği Avanos ve yakın çevresindeki kazılarda elde edilen çanak-çömlek parçaları da kentin kuruluş ve gelişmesinde toprak özelliklerinin etkisini açıkça gösterir. Yine Topaklı, Dölek ve Kayahamamı mevkilerinden elde edilen mermer (onyx) kentte hediyelik eşya yapan çok sayıda atölyelerin kurulmasına neden olmuştur (ZAMAN & YILDIRIM, 2006).

KAYNAKLAR

  • BALCI, E. Ö. Y., & DEMİR, N. T. D. (2012). Kızılırmak Nehri’nde (Avanos civarı-Nevşehir) sualtı bitki biyokütlesinin zamansal değişimleri. Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Su Ürünleri Anabilim Dalı.
  • DİRİK, K. (2009). Kapadokya Bölgesi’nin jeolojisi, jeomorfolojisi ve bunların bölgedeki medeniyetler üzerindeki etkisi. 1. Tıbbi Jeoloji Çalıştayı, 30, 6–9.
  • Doğan, U. (2010). Fluvial response to climate change during and after the Last Glacial Maximum in Central Anatolia, Turkey. Quaternary International, 222(1–2), 221–229.
  • Dolap, D., & Akın, M. (2019). Derinkuyu (Nevşehir) yerleşimindeki sığ yeraltı kaya oyma yapıların duraylılığının incelenmesi. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi.
  • EMRE, Ö., & GÜNER, Y. (1985). Ürgüp-Avanos-Uçhisar (Nevşehir) arasının uygulamalı jeomorfolojisi. Ankara: MTA Genel Müdürlüğü.
  • GÖKDOĞAN, O., & BARAN, M. F. (2014). Avanos İlçesinin Tarımsal Mekanizasyon Özellikleri.
  • Görendağlı, N. A. (2010). 1954 ve 2009 Yılları Arasında Kızılırmak’ın Yatak Tipinde Gözlenen Değişimler, Avanos (The Changes That Observed in Channel Type of the Kızılırmak River Between 1954 and 2009 years, Avanos). Coğrafi Bilimler Dergisi/Turkish Journal of Geographical Sciences, 8(1), 93–104.
  • KARA, İ. (2013). Nevşehir / Acıgöl – Derinkuyu – Gülşehir sıcak ve mineralli sularının hidrojeokimyasal özellikleri. MTA Doğal Kaynaklar ve Ekonomi Bülteni, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Enerji Hammadde Etüt ve Arama Dairesi, Ankara, 29–42.
  • KOCALAR, A. C. (2018). Tarihi Doğan Arkeolojik Kültürel ve Jeolojik Mirası Koruma Kullanma Dengesi: Yeraltı Şehirleri ve Jeoturizm (Avanos). Kapadokya Yerbilimleri Sempozyumu, 98.
  • ÖZDEL, M. M., & MEYDAN, A. (2019). Examination of The Relationship Between Topographic Properties Between Settlement And Population Distribution im Nevşehir. Route Educational and Social Science Journal, 6(8).
  • ÖZTÜRK, M. Z., ÖZKAN, D., & ŞİMŞEK, M. (2019). Kapadokya Bölgesinin drenaj özellikleri. Journal of Geography, 38, 38.
  • ŞAHİN, R. (2014). Kırşehir Vilayeti Dahilinde Avanos (1925).
  • ŞIKOĞLU, E. (2017). Nevşehir Şehir Coğrafyası.
  • ŞIKOĞLU, E., & ARSLAN, H. (2018). Nevşehir’de Şehirsel Yerleşmenin Genel Morfolojik Görünümünü Etkileyen Coğrafi Faktörler, Şehrin Mekânsal Algısı ve Okunabilirliği. Türkiye Kentsel Morfoloji Araştırma Ağı II. Kentsel Morfoloji Sempozyumu, 331–349.
  • ŞIKOĞLU, E., & ARSLAN, H. (2019). Nevşehir Şehir Coğrafyası. Hiperlink eğit. ilet. yay. san. tic. ve ltd. sti.
  • Toprak, V. (1994). Central Kızılırmak fault zone: northern margin of Central Anatolian volcanics. Turkish Journal of Earth Sciences, 3, 29–38.
  • Wikipedia. (2010). Avanos Haritası. https://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Avanos-Avanos,_Nevsehir_haritasi.svg
  • ZAMAN, S. (Tez D., & YILDIRIM, Y. Y. (2006). Avanos kenti. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaöğretim Sosyal Alanlar.
(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 5 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir