Kategori Arşivi Bebek

Meningokok Hastalığı Nedir? Meningokok Aşıları Ne Zaman Yapılmalıdır?

Meningokok (Menenjit) hastalığı, Neisseria meningitidis adı verilen bir çeşit bakterinin neden olduğu ciddi bir hastalıktır. Menenjite yani beyin ve omurilik zarlarının enfeksiyonuna ve kan enfeksiyonlarına yol açabilir. Meningokok hastalığı sağlıklı olan insanlarda bile sıklıkla aniden, uyarı vermeden ortaya çıkar.

Meningokok hastalığı, kişiden kişiye yakın temas (öksürme ve öpüşme) veya özellikle aynı evde yaşayan insanlar arasında uzun süreli temas yoluyla yayılabilir.

Özellikle bebekler, yeni yürüyen çocuklar ve ergenler, enfeksiyonun sık görüldüğü bölgelere seyahat eden kişiler ile yaşlılar hastalık için risk altındadır. Hastalık; ateş, kusma, baş ağrısı, ışığa duyarlılık, halsizlik, bitkinlik ve ense sertliği ile belirti verir. Meningokok hastalığı tedavi edildiğinde bile, her 100 enfeksiyonlu insanın 10-15’ini öldürür. Ayrıca hayatta kalan her 100 kişiden yaklaşık 10-20’sinde işitme kaybı, beyin hasarı, böbrek hasarı, uzuv kayıpları, sinir sistemi sorunları, cilt greftlerinden kaynaklanan ciddi yara izleri gibi sakatlıklar bırakabilir.

Neisseria meningitidis’in en az 12 adet “serogrup” olarak adlandırılan tipi vardır. Meningokok hastalığının çoğuna A, B, C, W ve Y serogrupları neden olur. A, C, Y ve W tiplerine karşı koruma sağlayan 4’lü aşıları MENVEO, NIMENRIX, MENECTRA markalarıyla yaklaşık 5 yıldır piyasada bulunmaktadır. B tipine karşı koruma sağlayan aşı BEXSERO yaklaşık 3 yıldır yurt dışında uygulanmakta olup 2018 yılı sonunda ülkemizde de piyasaya girmiştir. Ülkemizdeki hastalığın %40-60’ından A, C, Y ve W tipi, yaklaşık %30’undan da B tipi sorumludur. Meningokok hastalığına karşı korunmak için hem 4’lü aşılardan birinin hem de B tipine karşı koruma sağlayan aşının ayrı ayrı yapılması önerilmektedir. Aşıların faydası vardır ve koruyuculuğu yüksektir. Fakat bu aşılar ülkemiz rutin aşı takviminde olmadığı için aileye maddi anlamda yük getirmektedir. Bu nedenle özel aşıların yapılıp yapılmaması tamamen ailenin vereceği bir karardır. Bu metinde hastalık ve aşılar hakkında bilgilendirme yapmak ve hastalıkla ilgili farkındalık oluşturmak amaçlanmaktadır. Aşıların doz aşısı markaya ve çoçuğun yaşına göre değişiklik göstermektedir.

Birkaç örnekle açıklayacak olursak;

YENİDOĞAN BEBEKLER İÇİN UYGUN ZAMAN:

  • 3 Aylık: Nimenrix + Bexsero
  • 5 Aylık: Nimenrix + Bexsero
  • 7 Aylık: Nimenrix + Bexsero olmak üzere 3 doz

6 AY VE ÜZERİ ÇOCUKLAR İÇİN UYGUN ZAMAN:

  • 7. Ay: Menveo + Bexsero
  • 9. Ay: Bexsero
  • 13. Ay: Menveo + Bexsero

12 AY VE ÜZERİ ÇOCUKLAR İÇİN UYGUN ZAMAN:

  • 13. Ay: Nimenrix + Bexsero
  • 15. Ay: Bexsero
  • 28. Ay: Bexsero

2 YAŞ VE ÜZERİ ÇOCUKLAR İÇİN UYGUN ZAMAN:

  • 25. Ay: Menveo / Nimenrix / Menectra’dan birisi + BEXSERO
  • 28. Ay: Bexsero
(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 4 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )

Bebeklerde enfeksiyon kaynaklı göz çapaklanması

Blogumda bebek kategorisindeki yazıları bebeğimizi büyütürken edindiğimiz tecrübelerden yararlanarak yazıyorum. Dolayısıyla bir doktor değil, sadece tecrübelerini paylaşan bir babayım.


Bir yaşındaki bebeğimizin ilk tatilinde ve denize girdiği ilk günün ertesi sabahında gözünde çapaklanma başladı. Aslında tamamen girmemişti denize ama hem denizdeyken hem de kumda oynarken sıkça elini gözüne götürüyordu. Sanıyorum çapaklanma bu sebepten dolayı oldu. Çapak sadece bir gözünde ve gözünün burnuna yakın kenarında oluyordu. Uyanınca çapağı temizledik ama her yarım saatte bir oluşmaya devam etti. Biz de bunun üzerine doktora götürdük.

Doktor öncelikle çapağın kirpiklerini kapatıp kapatmadığını sordu. Biz de tamamen kapatmadığını söyledik. Sanıyorum enfeksiyon derecesi düşüktü. Bunun üzerine deniz veya havuzdan kaynaklanabileceğini (havuza sokmamıştık), normal olduğunu söyledi. VIGAMOX 5mL damla yazdı. 4 gün boyunca çapak olan göze uygulanması gerektiğini söyledi. Eğer bu süreçte 4 güne varmadan düzelirse 3. gün damlayı bırakın, diğer göze enfeksiyon geçerse ona da aynı şekilde uygulayın dedi. İlk gün kullandıktan sonra ikinci gün çapak oluşumu tamamen bitti.

Böyle durumlarda naçizane tavsiyem çapak çok değilse silerek bir süre takip edilmesi ve göze temiz bakılmasıdır. Çapak fazla ise veya fazlalaşırsa doktora kesinlikle götürülmeli.

(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 2 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )

Bebek su içmiyor, istemiyor?

Blogumda bebek kategorisindeki yazıları bebeğimizi büyütürken edindiğimiz tecrübelerden yararlanarak yazıyorum. Dolayısıyla bir doktor değil, sadece tecrübelerini paylaşan bir babayım.


Bilindiği üzere anne sütü veya mama ile beslenen bebekler için ilk 6 ay su vermeye gerek yoktur. İlk 6 aydan sonra ek gıdaya da geçilmesi ile birlikte bebeğin suya ihtiyacı olacaktır.

Su verilmeye başlanmasıyla birlikte bebekler suyu ilk etapta kabul etmeyebiliyorlar. Mama veya sütten sonra sanıyorum farklı geliyor. Bu durumu biz suya katkı ekleyerek çözdük. Sizde sade su vermek yerine katkılarla bu işi çözebilirsiniz. Bizim tercihimiz doğal pekmez oldu. Ev yapımı doğal pekmezi suya karıştırdık. Böylece bebek hem pekmez hem de su içmiş oldu. İçerisine başka ne katılabilir derseniz mesela şekersiz yapılmış reçel veya marmelat (meyvenin kendi şekeri haricinde ekstra şeker katılmadan katılabilir mesela. Böylece bebek su içmeye alıştırılabilir. Biberonla almıyorsa, çay kaşığı ile ağzına da verilebilir.

(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 6 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )

Bebeklere ilk 6 ay su verilmeli mi?

Blogumda bebek kategorisindeki yazıları bebeğimizi büyütürken edindiğimiz tecrübelerden yararlanarak yazıyorum. Dolayısıyla bir doktor değil, sadece tecrübelerini paylaşan bir babayım.


Öncelikle ilk 6 ay yiyecek olarak sadece anne sütü öneriliyor. Annenin sütü yeterli değilse veya bebek anne sütünü kabul etmiyorsa bu durumda devreye bebek mamaları giriyor. Dolayısıyla ilk 6 ay bebekler için anne sütü ve mamadan başka bir yiyecek önerilmiyor, ek gıdaya geçilmesi tavsiye edilmiyor.

Su içirilmesi meselesine gelirse; anne sütünün içerisinde bebeğin ihtiyacı kadar su zaten bulunuyor. Bebek mamalarının da içerisine yeteri kadar su katılarak hazırlandığı düşünülürse bebek maması kullananların da ayrıca bir su ihtiyacı bulunmuyor.

Netice itibariyle ilk 6 ay anne sütü ve bebek maması haricinde bir yiyecek tüketmeyek bebeklere ek olarak su vermeye gerek yok. Ne zamanki ek gıdaya geçilmeye başlanırsa o zaman yavaş yavaş vermek de gerekiyor.

(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 3 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )

Bebeklerde Konak nedir? Niçin olur? Nasıl Temizlenir?

Blogumda bebek kategorisindeki yazıları bebeğimizi büyütürken edindiğimiz tecrübelerden yararlanarak yazıyorum. Dolayısıyla bir doktor değil, sadece tecrübelerini paylaşan bir babayım.


Bebeğimizin saçında kepek benzeri bir döküntüyle karşılaştık. Öncelikle kepek diye düşündük fakat saçı ayırıp deriyi kontrol ettiğimizde saç derisi üzerinde yer yer sarı pullu lekelerle karşılaştık. İnternetten araştırdığımızda bunun konak olduğunu öğrendik. Bebeğimiz bir süre hastalanmıştı hava soğuk olunca da bir müddet hastalığı artar endişesiyle yıkamamıştık. Sebebi bu mu tam olarak bilmiyoruz ama biz buna yorduk. Dolayısıyla konağı olmadan önlemenin bence en önemli yorum bebeği sık sık yıkamak. Vücudunu olmasa bile en azından saçlarını kafasını yıkamak diye düşünüyorum. Tabi ne kadar temiz olsa da bu lekelerle karşılaşmak mümkün.

Bebekte konak göründüyse ne yapmak gerekir?

Birkaç farklı doktorla görüştükten sonra elde ettiğimiz bilgi şu şekilde oldu; internette aksi iddia edilse de bebeğin başına zeytinyağı döküp bu konakları yumuşatmak daha sonra da yıkamak gerekiyor. Konak geçene kadar bu işlem sık sık tekrarlanabilir hatta her gün yapılabilir. Eğer geçmezde eczanelerde konak şampuanları mevcuttur. Bu şampuanlar denenebilir. Ama zeytinyağı işlemi problemi çözecek çok ciddi seviyede değilse ekstra yöntemlere gerek kalmayacaktır.

Biz sorunla karşılaştıktan sonra bebeğimizin özellikle saçlarını sık aralıklarla yıkamaya başladık. Zaman zamanda kontrol edip elimizle hafiften dökülmelerine yardımcı olduk (çok fazla yardımımız olmadı aslında, çok hafif diyebiliriz). Zeytinyağına dahi gerek kalmadan giderek azaldılar. Kısa sürede tamamen iyileşeceğini düşünüyoruz. Ayrıca yumuşak bir tarakla taramak da konağın kaybolmasına yardımcı olacaktır.

(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 13 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )

IKEA antilop mama sandalyesi

Birçok farklı mama sandalyesi hakkında araştırma yaptıktan sonra IKEA’nın antilop mama sandalyesinde karar kıldık. Yaptığımız araştırmalar ve aldığımız tavsiyeler ışığında bu kararı verdik. Tepsili veya tepsisiz alabiliyorsunuz. Biz tepsili aldık. Tepsi isterse çıkarılabiliyor. Ayrıca sandalyenin bacakları çok kolay bir şekilde takılıyor ve aynı kolaylıkla takılabiliyor. Sanıyorum ayaklarının duruşundan ötürü antilop adı verilmiş. Bu duruş bebeğin güvende olduğu konusunda insanı rahatlıyor zira bazı sandalyelerin duruşu devrilmeye çok meyilli görünüyor ve güven vermiyor. Ayakları çıktıktan sonra fazla yer kaplamıyor. Tercih sebeplerimizden biri de buydu zaten. Bu sayede arabada istediğiniz her yere rahatlıkla taşıyabilirsiniz. Bebeğin yanınızda olduğu durumlarda emniyet kemerini takmanıza çok gerek yok ama yanından ayrılacaksanız takmanızı tavsiye ederim. Yukarıda bahsettiğim sebeplerden ötürü ben bu ürünü tercih ettim ve size de öneriyorum.

Bulunduğumuz şehirde IKEA olmamasından dolayı ürünü internetten sipariş ettim. Tepsi ile birlikte 108 TL olan ürün 11 TL kargo ücretiyle birlikte 119 TL’ye mâl olmuş oldu. IKEA’nın kargo mantığını çözemedim. 100 TL’nın altına 10 TL kargo ücreti alıyorlar, 100 TL’nin üzerinde ise toplam fiyatın %10’u kadar bir kargo ücreti oluyor. Diğer internet sitelerinde ödediğiniz toplam ücret arttıkça kargo fiyatı sıfırlanabilirken burada tam ters bir mantık var. Büyük yer kaplayan eşyaları anlıyorum ama hacim olarak az yer kaplayan ve pahada ağır olan ürünler için başka bir yol geliştirilmeli diye düşünüyorum. Ayrıca bayram öncesi çarşamba günü verdiğim sipariş 2 gün sonra kargoya verildi. Toplam 5 iş gününde elime ulaştı. Fakat bu araya bayram da araya girince 12 gün sonra ürüne ulaşabildik.

(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 16 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )

Bebeğinizin kilosu yeterli mi?

Blogumda bebek kategorisindeki yazıları bebeğimizi büyütürken edindiğimiz tecrübelerden yararlanarak yazıyorum. Dolayısıyla bir doktor değil, sadece tecrübelerini paylaşan bir babayım.


Bebeğiniz ile endişe ettiğiniz (özellikle de anneler için) en önemli konulardan bir tanesi bebeğin kilosunun yeterli olup olmamasıdır. Bu konu aslında biraz endişe verici olabiliyor, bir doktorun dediğini başka bir doktorun dediği tutmayabiliyor. Biz bu durumu birebir yaşadık. Doktorun biri bebeğin kilosunun az olduğunu söylerken diğeri gayet iyi olduğunu söyledi. Aslında bizim yaşadığımız bu karmaşanın nedeni bebeğimizin prematüre olarak doğmasıydı. 1385 gram olarak dünyaya gelen bebeğimiz akranlarından kilo ve bedensel gelişim olarak düşüktü doğal olarak. Son gittiğimiz doktor bebeğin şu andaki kilosunun normal olduğunu, endişe etmemizi gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmadığını bildirdi. Peki bebeğin kilosunu nasıl hesaplamıştı?

Oldukça basit bir yöntem kullanıyor doktorumuz. Doğduğu kilo ile güncel kilo arasındaki farkı alıyor. Dolayısıyla doğumdan sonra ne kadar kilo aldığını öğrenmiş oluyor. Daha sonra doğumdan sonra geçen gün sayısına bu miktarı bölüyor. Bebeğin gün başına ortalama 20 gram almış olması onu gelişiminin normal olduğunu gösteriyor. Aşağıda buna bir örnek verdim.

20.08.2018 tarihinde 1385 gr olarak dünyaya gelen bebek, 05.04.2019 tarihinde 5920 gr (65 cm boy, 40.3 kafa), 08.06.2019 tarihinde ise 6990 gr’dır (67 boy, 41,5 kafa).

  1. Ölçüm için; 5920 – 1385 = 4535
    • 05.04.2019 – 20.08.2018 = 228 gün
    • 4535 / 228 = 19,9 gr
  2. Ölçüm için
    • 6990 – 1385 = 5605
    • 08.06.2019 – 20.08.2019 = 292 gün
    • 5605 / 292 = 19.2 gr

Dolayısıyla her iki ölçümde de 20 gr’a yakın bir değer elde edilmiştir ve gelişim normal olarak görülmektedir. Bebeğin ilk aylarda ay başına 1 kilo alacağını daha sonra ise miktarın yavaş yavaş düşeceğini de dikkate almak gerekir. 9 ay civarında bebeklerin artık ay başına yaklaşık 250 gr alması normaldir. Bu yazı tamamen tecrübelerime dayanılarak fikir edinmek amacıyla yazılmıştır, kesin bir bilgi için mutlaka doktorunuzdan yardım isteyiniz.

(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 9 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )

Bebeklerde Yürüteç Kullanılmalı mı?

Blogumda bebek kategorisindeki yazıları bebeğimizi büyütürken edindiğimiz tecrübelerden yararlanarak yazıyorum. Dolayısıyla bir doktor değil, sadece tecrübelerini paylaşan bir babayım.


Bu yazıda yürüteç kullanımına değineceğim. Üç farklı bebek doktorundan edindiğimiz bilgi ve aldığımız tavsiyeler yürüteç kullanmamak yönündedir. Şu ana kadar tavsiye eden doktora rastlamadım. Bu sebeple biz de yürüteç almadık.

Bebeğimiz şu an 8 aylıkken desteğimizle ayaklarının üzerinde durmaya başladı. Başlangıçta endişelendik acaba ayakta durması ona veya bacaklarına bir zarar verir mi diye. Yine edindiğimiz bilgilere göre, eğer bebek ayakta durmak istiyorsa durdurulmasında herhangi bir sakınca bulunmuyor. Koltuk altından destek olarak bebek yürütülmelidir.

BEBEĞİM EMEKLEMİYOR BİR ŞEYLER TERS Mİ GİDİYOR?

Ayrıca bizim bebeğimiz 9,5 aylık civarında şu an ve henüz emeklemiyor. Bu durumunda bir sakınca oluşturmadığını öğrendik. Hatta bir çok bebek emeklemeden yürümeye başlıyormuş.

Sonuç olarak bebek ayakta durmak istiyorsa durdurun ve ona destek olarak yürütün. Yürüteç kullanmayın ve emeklemiyor diye de endişelenmeyin. 🙂

(30.04.2019 tarihinden itibaren toplam 5 kez, bugün 1 kez ziyaret edildi. )